Bu site Auto Web Content Management 2.0 - Gazette ile yapıldı ve onunla güncelleniyor http://www.awcm.eu Design and Programm Turan Oezcan
Site Ana Sayfa
   6 Ocak 2009, Salı    Australia - English Turkey - Turkish
Arşiv >> 
 Ana Sayfa
 Avustralya rehberi
 Künye
Albümler
Video
Yazarlar
eGazete
Ziyaretçi Defteri
Forum
Linkler
Favorilerime Ekle!  info@yenivatan.com.au

ÜYE GİRİŞ

Rauf Denktaş
Ramazan Karakale
  Ana Sayfa >  YAZARLAR
Avrupa’da Türk Düşmanlığı


       Sayı: 78    23 Şubat 2008        21:52:58        245   (defa okundu)             

Hasan Sinan Cem    hasansinancem@hotmail.com


www.sinancem.com

Değerli Okurlar,

 Sözlerime Almanyada’ki yangında hayatlarını kaybeden 10 gurbetçi kardeşimizin ailelerine baş sağlığı dileyerek başlıyorum. Gazeteler dokuz kişi yazdı, ama ölenlerden birisinin hamile olduğunu da hesap edince maalesef on gurbetçi hayatını kaybetti. Olay bir kundaklama mıdır, değil midir? Resmen açıklanmış değil, ama bazı görgü şahitlerine göre kundaklama olduğu anlaşılıyor.
 Bu olay daha önce Almanya'nın Solingen bölgesinde 1993'de bir Türk ailenin evine düzenlenen ırkçı saldırıya çok benziyor. Solingen’de 29 Mayıs 1993'te düzenlenen saldırıda hayatını kaybeden beş Türk kızının yanması hâlâ hafızalardadır. ölenlerin dışında bir vatandaşımızın da vücudunun%36 sı yanmıştı. Ancak daha sonra bu ailenin evini kundaklayan ve çeşitli hapis cezalarına çarptırılan 4 aşırı sağcıdan Christian B. ve Felix K. adlı sanıklar, “iyi halden” serbest bırakıldı. Ancak 2 aşırı sağcının hâlâ hapiste bulunmaları, Christian B'nin parasının olmaması, Felix K'nın da nerede olduğunun bilinmemesinden dolayı karar uygulanamaması bütün olayların tekrarına sebep oluyor diye düşünüyorum.
 1960’lı yıllardan beri Almanya’da en zor işlerde istihdam edilen yabancı işçiler; Doğu Almanya’nın birleştirilmesi sonunda oluşan işçi bolluğu ve ekonomik yüklerden beri yaşanan ekonomik sıkıntılar Almanya’da yabancı düşmanlığını her geçen gün artırmaktadır. Tabii yabancı düşmanlığı konusunda öncelikle, farklı din ve kültürden gelmiş Türkiye’li aileler günah keçisi ilan edilmişlerdir. Ãşsizlik Türkler arasında korkunç derecededir. Zaten çalışmadan yaşamayı seven toplumun bir kesimi işsizlik paraları ve çocuk paraları ile geçinmektedir.
 Yurt dışında yaşamakta olan Türkiye’li işçiler, bilhassa Avrupa’da olanlar gerek Türkiye’de olsun yaşadıkları ülkelerde olsun her zaman istismar edilmişlerdir. Türkiye’de adları Alamancı dır. Bir zamanlar gönderdikleri dövizlerle Türkiye’yi ayakta tutan bu insanlar kendi vatanlarında da çok istismar edilmişlerdir. Pek çoğu tahsilsiz oldukları için onca zor işlerle yaptıkları tasarruflarını Anadolu’nun köylerine taşa toprağa yatırmışlar köylerine apartman gibi villalar yapmışlardır. Bu gün o güzelim binalar boş durmaktadır. Kendilerinden sonra çocuklarının oralara dönmesi mümkün değildir. Nasıl mümkün olsun ki; başka bir kültür içinde büyüyen bu yavrular artık kendi anadillerini bile ikinci dil olarak konuşmaktadırlar. Ülkemizde bir söz vardır ”Ãki cami arasında kalmış bey namaz” maalesef yurt dışında büyüyen gurbetçi çocuklarının çoğu bu tabire çok uyuyor.
Türkiye Cumhuriyeti gurbetçilerle ilgili çok şeyler yapabilirdi.
• Yurt dışına giden işçi ailelerinin çoğu kırsal bölgelerden tahsilsiz kimseler olduğu biliniyordu. Bu insanlara birkaç aylık kurslar verilebilirdi. Hem de ücretli kurslar. Yani; yurt dışına gidecek herkes katılacağı kursların masraflarını ödemesi şartı konsaydı buna hiç kimse itiraz etmezdi. Bu insanlar ne kadar yoksul olurlarsa olsunlar onlara severek borç veren insanlar olurdu. Eğer öyle bir şey yapılsa bu kurslarda adabı muaşeretten tutun da Almanya’da ki insanların nasıl yaşadıkları v.s.’ler anlatılsaydı ,durum çok farklı olabilirdi. Almanya’da Türklerin yaşadığı yerlerin çoğunda  gezen bir insan kendini Sulukule’de sanır. Pencereyi açmış önüne koyduğu müzik aletini sonuna kadar açmış Ferdi Tayfur yahut başka bir Türk ses sanatçısını dinlemek mecburiyetinde olan bir Alman veya Avrupa’lının neler hissettiğini düşünebilirsiniz.
• Diğer bir husus da devlet bu insanların tasarruflarını değerlendirmek için hiçbir çalışma yapmamıştır.
  Almanyaya birkaç kez gittim birisinde iki hafta bir başka sefer 10 gün kaldım. Hemen her tarafını gezdim gördüm. Hava alanında Alman memurlarının Türklere davranışları beni çok üzdü. O zaman Avustralya’da yaşadığım için kendimi çok daha mutlu hissettim. çünkü; Avustralya’da hiçbir zaman ikinci sınıf muamelesi görmedim. Oysa Avrupa’da Türkiye düşmanlığı insanların şuur altlarına işlemiş. Son olarak Alman Hükümetinin Solingen olayından daha duyarlı hareket etmesi konuyla ilgili yüksek Alman ırkına yakışır şekilde hareket ederek olayın faillerini bir an önce yakalamasıdır. Almanya ve diğer Avrupa ülkelerinde son zamanlarda göçmenler üzerine çıkarılan yasalar; ne insan haklarına ne de demokratik ülkelere yakışmıyor.


  Geri Geri Arkadaşına Yolla Arkadaşına Yolla Yazdır Yazdır Yukarı Yukarı  

   Bu yazı için henüz bir yorum yazılmamış      Yorum Yaz    Yorum Yaz

Semra Taşdemir
Dursun Güzel
Ahu Tokdoğan
Copyright All rights reserved