Sayı: 78 20 Şubat 2008
 
00:46:49
 
1503
(defa okundu)
(Geçen sayıdan devam) “ABD ve Türkiye, bölgesel sorunlar açısından pek çok noktayı paylaşıyor, birlikte çalışıyor. ABD’nin Türkiye’ye, Türkiye’nin de ABD’ye ihtiyacı var. ABD ile ilişkiler ve AB üyeliği, Türk dış politikasının iki temel eksenidir. Türkiye lâik ve demokratik yapısıyla, ABD’nin bölgedeki çalışmalarına ivme kazandırıyor. Ortak çıkarlarımızı cesaretle savunalım. Ãki ülke arasında her seviyede mutabakat var. Avrasya-Ortadoğu coğrafyasında Türkiye merkezi bir rol oynuyor. Avrupa’daki bazı üslerin Romanya’ya kaydırılacak olması, Kırgızistan ve özbekistan’da edinilen üsler ABD’nin bölgeye dönük siyasetinin işaretlerini vermektedir. Türkiye ABD’nin değerlerini savunuyor; bu nedenle güçlü ortak olmalıdır.”118 ABD’nin Yeni Ortadoğu Haritası ve Türkiye ABD Silahlı Kuvvetleri resmi yayın organı Armed Forces Journal-AFJ adlı dergi, Temmuz 2006 tarihli sayısında, “Kanlı Sınırlar” başlıklı ve Ralph Peters imzalı bir yazı ile iki harita yayınladı. Yazıda, Ortadoğu’daki istikrarsızlık kaynağının, Avrupalıların Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra belirlediği sınırlar olduğu söyleniyor, yeni haritalar çizilip “bu sınırlar değiştirilmediği sürece Ortadoğu’ya istikrar gelemez” deniyordu.119 Ralph Peters yazısında, “Churchill’in mirası” dediği bugünkü sınırların korunmasının, “tarihin gördüğü en büyük demokrasi” olarak tanımladığı ABD için “utanç verici bir durum” olacağını söylüyor, sınır değişikliklerinin kaçınılmaz bir zo-runluluk olduğunu ileri sürüyordu.120 Peters’e göre, Türkiye, sınır belirleme sürecinde “kaybedenler arasında” yer alacaktı; Suriye, Irak, Ãran ve Türkiye’de “27 - 36 milyon” Kürt yaşıyordu ve bunların tümünü içine alan “bağımsız bir Kürt devleti kurulması” şarttı; bu devlet “Bulgaristan’dan Japonya’ya kadar uzanan bölgede en Batı yanlısı ülke” olacaktı.121 Yazıya eklenen haritada, yalnızca “Kürt devleti” ne toprak veren dört ülkenin değil, “Büyük Ortadoğu Projesi”nde öngörüldüğü gibi, Ortadoğu’da yer alan ülkelerin tümünün sınırları değişiyordu. Suriye, Irak, Ãran ve Türkiye’den koparılar parçalarla büyük “özgür Kürdistan Devleti” kuruluyor, bundan başka; Irak’ın ortasında “Sunni Irak Devleti”, güneyinde “Ãii Arap Devleti”, Ãran’ın güneyinde “özgür Belucistan Devleti”, Suudi Arabistan’ın batısında “Kutsal Ãslâm Devleti” oluşturuluyordu. Ürdün ve Yemen Suudi Arabistan’dan; Af-ganistan, Ãran ve Pakistan’dan toprak alarak büyüyor; Lübnan, Suriye’nin Akdeniz’le ilişkisini kesecek biçimde, Türkiye sınırına dek uzatılıyordu.122 Haritaların yayınlandığı Armed Forces Journal dergisiyle yazıyı yazan Ralph Peters’in niteliği, “Büyük Ortadoğu Projesi”nde dile getirilen ABD yönelişiyle birlikte ele alındığında, söylenenlerin ve çizilen haritaların önemi ortaya çıkmaktadır. Armed Forces Journal, ABD Silahlı Kuvvetleri’nin “1863’ten bu yana kesintisiz yayımlanan”123 resmi yayın organı; Ralph Peters, Amerika’nın en etkili kurumlarında görev yapan ve Prof.Türkaya Ataöv’ün, “yaşamı boyunca işi ve uğraşı askeri gizli araştırmaydı” dediği124 emekli bir askerdir. Peters, Bill Clinton’a askeri strateji danışmanlığı yapmış, ABD siya-setinde önemli yeri olan; “Sürekli çatışma”, “Geleceğin Sava-şı”, “Değişen Dünyada Strateji”, “Dört Modern Savaş ve Barış” gibi araştırmalar yayınlamıştır; “Amerikan Yeni Sağı”’nın kalesi durumundaki “Amerikan Enterprise Instute” in beyin takımı içinde yer almakta; ABD hükümetlerine “sürekli saldırganlık” adını verdiği stratejiyi önermektedir. Ralph Peters, “21. yüzyılda ABD Silahlı Kuvvetleri’nin rolü, dünyayı ekonomimiz için güvenli bir yer ve kültürümüz için açık bir alan yapmak o-lacaktır; bu amaca ulaşmak için epey katliam yapacağız” diyen ve sözleri dikkate alınan bir kişidir.125 * Amerikan Silahlı Kuvvetler Dergisi’nde yayımlanan harita, benzer haritaları uzun yıllar boyunca yayımlamış olan Yunanistan’da kıvanç (memnun)lı bir ilgiyle karşılaştı, askeri yetkililer konuyu irdeleyip görüşlerini açıkladılar. Haftalık Kosmos Tou Ependiti gazetesinin sorularını yanıtlayan Yunan Genel Kurmay yetkilisi; Kürdistan devletinin aşamalı olarak kurulacağını, kurulduktan sonra bu devletin yaşamak için yeterli yer altı kaynaklarına sahip olacağı, Musul ve Kerkük gibi büyük petrol kaynakları, Fırat ve Dicle’nin suyu ile Bor’un, Kürdistan’a güç vereceğini ileri sürdü ve şu açıklamayı yaptı: “Bağımsız Kürdistan devletinin kuruluşu yolunda ilk adım ‘olgunlaşmış bölge’ olarak Kuzey Irak’ta atıldı. Kürt halkı için çok önemli olan bu ilk adımın atılmasının ardından, sıra Suriye ve Ãran’dan koparılacak topraklara geliyor. Kuruluşun son aşaması ise, Türkiye’nin güneydoğusundan alınacak topraklarla tamamlanacak. Washington, bölge ülkelerinin sınırlarında büyük değişiklikler yapan ve bölgede yeni devletlerin kurulmasını öngören haritayı tepkileri ölçmek amacıyla yayımladı. Diplomatik, askeri, siyasi ve medya merkezli olarak ölçülecek tepkilerin ardından, siyasi kulis faaliyetleri başlayacaktır.”126 (Devamı var)
|