Hepinize en sıcak sevgilerimle merhabalar değerli okurlarım. Geçen haftalarda başladığımız sohbetimize devam etmeden önce iki önemli konuya bir iki cümle ile değinmek istiyorum. Bildiğiniz gibi Avustralya’da geçen haftaya damgasını vuran olay, Başbakanımız Sayın Kevin Rudd’ın Aborigini toplumundan geçmişte yaşananlarla ilgili olarak Avustralya halkı adına özür dilemesi olmuştu. Ne zamandan beri yapılması gerekiyordu ve Sayın Rudd gerçekleştirdi. Eminim bu özüre Avustralya toplumu olarak hemen hepimiz destek verdik. Böylece Sayın Rudd, seçimlerden önce vermiş olduğu sözlerinden birini süratle yerine getirdi. Eski Başbakanımız sayın Howard ise davete rağmen sermoniye dahi katılamadı. Detayları medya uzun uzun verdi . Ben tekrarlamayacağım. Ãnanıyorum ki; Sayın Rudd, Aborigin toplumu ile ilgili bundan sonraki adımları da emin bir şekilde atacaktir. Bu güzel hareketlerinden dolayı Federal hükümetimizi kutluyorum. Diğer bir husus ise gazeteci Hırant Dink’in öldürülmesinin birinci yılı münasebeti ile Türkiye’ye gelen bir münasebesiz hakkında. Türkiye AB Karma Parlamentosu Eş Başkanı Bay Joost Lajendijk gazetecilerle yaptığı konuşmada geliş amacının dışına çıkarak, meşhur 301. Maddenin kaldırılması konusunda “ Sabrımız artık tükeniyor. Biz artık açıklama istemiyoruz” demiş. Ãşte bu lâf benim cinlerimi tepeme çıkartmaya yetti. Emrin olur beyim. Hemen kaldıralım. Siz emredin bizimkiler yapsın değil mi? Sen kimsin Lajendijk Efendi? Sabrın tükense ne yazar? Senin kilon kaça ki sen bana bu tehditleri yapabiliyorsun. AB dediğin ne ki? Kapısında haysiyetsizce beklediğimiz ve hiç bir zaman üyesi olamıyacağımız bu Hırıstiyan kulübü için bu kadar onurumuzu ayaklar altına almamıza gerek var mı? AB uğruna haysiyetimizden olacağımıza neden Türk devletleri birliği kurulmaz? Yoksa bir devlet yöneticisinin zamanında dediği gibi; Onlar bizden çok Ãran’a mı yakındırlar? Ulu önder zamanında: “Bir gün Rusya çökecektir. Boşa çıkan Türk devletlerini kucaklamaya hazırlıklı olun” demiş. Bu mu bizim hazırlığımız. Esasen O’ndan sonra hangi devlet adamı O’nun izinden gitti? Sözde hepsi Atatürkçüydü. Olayımızda, bu efendi bu lâfları sarf ettiği zaman ağzının payını verebilecek bir yürekli yok muydu orada? Devamlı bir şey olanlar o sırada hepsi sağır, hepsi dilsiz mi olmuşlardı? Nerelerden nerelere geldik. Bakın Belçikalı bir Türk dostu Bay Daniel Dumoulin’in yeni yıl kartında yazdıklarına “Türkiye, Atatürk'ü Allah'a borçlusun, Geriye kalan her şeyi de Atatürk'e...'' O eşsiz lideri bizden çok daha iyi tanıyorlar, değer veriyorlar. Biz, O’nun zamanında kimseyi onurumuzla oynatmadık. Türk Milletinin tüm dünyada büyük bir saygınlığı vardı. O’nu kaybettikten sonra gelen basiretsizler sayesinde bu gün geldiğimiz nokta işte yukarıda. Ben üç paralık şahsın tehdidini Atatürk çocuğu olarak kabul etmiyor kendisine iade ediyorum. Kabul edeniniz varsa afiyet olsun. Efendim gelelim geçen haftadan kalan sohbetimize. Birilerinin amacı “Karşı Devrim!”i tamamlamak demiştik. Nedir bu “ Karşı Devrim”: Mustafa Kemâl Atatürk’ün gerçekleştirdiği devrimleri ki bunlardan en önemlisi kurulan Türkiye Cumhuriyeti’ni yıkmak. Atatürk”ü çekemeyenler ve devrimlerinden rahatsız olan bağnaz, gerici kesimin gerçekleştirmeye çalıştığı Atatürk Devrimlerini yok etme çalışmalarıdır diye özetleyebilirim. Ulu önderin vefatından sonra devletin yönetim kademelerinde bulunmuş pek çok kişinin, liderlerin bu karşı harekete bilerek veya bilmeyerek destek oldukları, zemin hazırladıkları bilinen gerçeklerdendir. Ãleride bu devlet adamlarını da inceleriz kısmetse. Efendim insanlarımızın saf inançları ile kullandıkları başörtüsü “Türban” şekline dönüştürülüp bir partinin veya tarikatın simgesi haline gelmiş bulunmaktadır dedik. Yok efendim Üniversitelerde kalkacakmış ancak kamu alanında olmayacakmış AKPsi de MHP’si de böyle mutabakata varmışlar. Ancak AKP Konya milletvekili Hüsnü Tuna dayanamayıp niyetlerini erken açıklayıverdi. “Hedefimiz kamuda da yasağı kaldırmak” deyince işler çarşafa dolandı. Sayın milletvekili, hemen disiplin kuruluna sevk edilip “Acelen ne” diye ikaz edildi. Hayır sanki toplumun çoğunluğu bilmiyordu niyetlerini. öyle ya biz salağız zira. Bu haftalık bu kadar diyelim. Haftaya devam ederiz kısmetse. Hepinize sağlık dolu haftalar diliyorum. Hoşça kalınız.