Aslında bu hafta yazmamaktan yana olduğum kadar bir yanım beni yazmaya itti. Bazen içinden birşeyleri atmak için illâki birşeyler karalamak istersin, içindekileri satırlara dökünce bir nevi rahatlarsın. Ya da en azından rahatlamayı amaçlarsın. Bu, içinde psikolojik bir baskı olarak beyninde ve zihniyetinde nükseder.
Ben spor yazarı havasını içine çekmeye çalışan bir genç olarak bir kaç haftadır değişik konulara değiniyorum. Aslında geçen hafta Aslanların Bossy ile hazırlık maçı vardı, Aslanlar ise bu maçı 2 - 1 almıştı, bu maçıda yazabilirdim, ama bu maç aklımda sadece bulutlu bir anı olarak kalmıştır. Bazen kendini birşeylere veremiyorsun işte.
Geçen hafta çok yakın bir arkadaşımı elim bir trafik kazası sonucunda kaybettik. Henüz 21 yaşındaki arkadaşım şüphesizki hayatının baharındaydı. Ama o gencecik yaşında içimizi parçalayarak gitti. Allahü-teâlâ’nın verdiği canı elbette vakti zamanı geldiğinde o alacaktır… öyle oldu ve olmaya devam edecektir.
Trafik kazaları çevremizde genç olümlere sebep olarak çok yaygın. Nice analarımız ağladı, ağıtlar yaktı. Ama ben de dahil, gençlerimiz hâlâ bu olaya duyarsız kalmakta israrlıyız. Biraz daha dikkatli olsak, şu bir anlık adrenalin tutkusunu içimizden atsak, geride kalanlarımızı gözü yaşlı bırakmasak. Yani olaylardan biraz ders alsak kötü mü?
Topraktan geldik, toprağa döneceğiz. Allah (c.c) sıralı ölümler versin diye dua ederiz ama bizim sıralamamız Allah (c.c)’nın sıralamasıyla bir değildir. Elbetki ecelemiz gelince gerisi faso fisodur. Ama tedbirimizi alalım takdiri ilâhiyide Allah-ü teâlâya bırakalım. Allah (c.c) sevdiklerini yanına erken alırmış. Ãüphesiz ezanla geldik selayla gideceğiz ama biraz daha dikkatli olalım.
Kabullenmekten başka birşey yapmak, dualarımızı eksik etmemekten başka birşey gelmez ki elden. Amacım kimsenin acısını tazelemek değil, sadece olaylardan ders alabilmektir. Allah (c.c) tüm sevdiklerine ve yakınlarına sabırlar versin.
Ãşte, başlıkta dediğim gibi hayat çok kısa. çocukluk arkadaşım, her yaşımda yanı başımda olan dostum. Davamızda, hayata bakış açımızda aynı olan kafadarım; KARDEÃÃM; Allah-ü teâlâ mekanını cennet eylesin! O ölmüş dediler, ne de kolay söylediler... sanki dev bir taş ocağını kökünden dinamitleyip üstüme devirdiler!
çocukken neler yapardık oysa. Arasıra gıcıklaşırdık, ama inan benim en kral arkadaşımdın.. Adam gibi adamdın. Bir insan ancak unutulduğunda ölürmüş kardeşim, ne ben ne de hiç birimiz seni unutmadık unutmayacağız! Sen yanı başımızda olamasan da, gülerek enseme bir tokat patlatamasan da, benim sinir katsayımı arttırıp benimle uğraşamasan da HEP ama HEP kalbimizdesin… ve bundan sonra orada yaşayacaksın!