Sayı: 90 16 Mayıs 2008
 
03:13:40
 
3674
(defa okundu)
İnsanların insanı sevmesi, hele seni doğuran annenin sevgisi ise başlı başına bir hünerdir. Bu yargıyı göz önünde tutarak anneler gününü kutlama temelini araştırarak siz okurlarla paylaşmak istedim. Anneler günü kutlamalarının temeli, aslında anaerkil topluma dayanmaktadır. Bunun bariz örnekleri ise Mezopotamyalı tanrıça İştar, Anadolulu ana KİBELE ve RHEA adına düzenlenen törenlerdir. Bu törenlerde onların doğurt kanlık ve bereketi kutlanıyordu. Bu kutlama işlevi pagan geleneksel Hıristiyanlık inancında daha evcil hale geliyor. İngiliz geleneğindeki Pazar gününü dinlemekle geçirmek demek olan “Annelik Pazar” Hıristiyan geleneğindeki “Annelik Kilisesi” festivali ile birleşiyor. Bu kutlama işlevi birlikte kutlanmaya başlıyor. Bilindiği gibi modern çağda ilk resmi kutlama tarihi 1872 yılında başlıyor. Daha sonra JULİAA WARD HOVE adında bir bayanın önerisiyle Amerika’nın BOSTON kentinde barışa adanan bir gün olarak kutlanıyor. Daha sonraları PHİLEDELPHİA’DAN Ana JARVİS, annesinin ölüm yıldönümü olan Mayıs ayının ikinci pazarının anneler Günü olarak kutlanması için bir kampanya başlatıyor. Kampanya kabul görüyor. 1911 yılından itibaren Anneler Günü hemen, hemen pek çok Batı ülkelerinde kutlanmaya başlıyor. Ayrıca 1914 yılında Amerika Birleşik Devletleri Başkanı WİLSON’NUN resmi açıklamasıyla Mayıs ayının ikinci pazarı Anneler Günü olarak duyuruluyor. İkinci dünya savaşından sonra, Amerika Birleşik Devletlerin etkisi yayıldıkça Türkiye ve benzeri ülkelerinde Analar Günü sosyal yaşamlarına girdi. Tıpkı “Sevgililer günü”nde olduğu gibi, tüketim ediminin bir unsuruna dönüştü. Dünyanın kapitalist sistem ve koşullarında kutlanan yıldönümleri, tüketici pazarını beslemek için sürekli geliştirilen bir tüketim eylemidir. İğneden ipliğe her şeyin alım satım konusu olduğu bir sistemde, sevginin ifade edilmesi ve gösterilmesinin yolu da satın alma ediminden geçiyor. Ne kadar fazla tüketilirse o kadar da sevgi sunuluyor. Günümüzün toplumunda tüketme edinimi, üretme ve gereksinmelere yön veren bir duruma gelmiştir. Ödenme gücüne sahip talep için yeni bireysel ve toplumsal gereksinmeler yaratılmakta ve tüketime sunulmaktadır. Bunun için de reklâmların önemi oldukça büyüktür. Günümüz dünyasında reklâm yalnızca gereksinmeleri bilgilendiren ve şu ya da bu nesnenin tüketicinin tatmini için hazırlandığını bildiren bir aracı değildir. Reklâm artık gereksinmeler üreten kapitalist üreticinin hizmetinde arzuyu şekillendiren bir iş, hatta kendisi de tüketebilir ürün olan bir yönlendirme pratiğidir. Özlemlere ve günlük hayata müdahale edendir. Tüketim üzerinde ve tüketim aracılığıyla etkileyendir. Önümüzdeki yeni bir kültürdür. Tüketim ideolojisi tarafından etkin insan imajı silinmekte yerine, gerçeğin ve idealin, bireysel özne ile nesnenin özdeşleşmesi olarak tüketim imgesi geçirilmektedir. Toplumsal yaşamda bu yapı toplumun amacı, hedefi, resmi meşruiyetinin tatmininden başka bir şey değildir. Çünkü tatmin elde edildiğinde ve doygunluğa ulaştığında, tüketici yeniden aynı biçimde tahrik edilir. Bu nedenle gereksinmelerin yeniden uyarılması gerekir. Böylece her tatmin, aslında yeni bir tatminsizliğin başlangıcı olur. Doygunluk hedefsiz ve anlamdan yoksundur. Kitlesel tüketim her şeyi yiyip yutar. Sermayenin ivme kazanması için bu döngünün sürekli işlemesi gerekir. Tüketimin en önemli düzeneklerinden biri de kullanımdan düşmedir. Kullanım süresini kısaltmak, ürünlerin ve sermayenin dolaşımını hızlandırmak için bir eğilimdir. Günümüzde nesnelerin değil, gereksinmelerin de kullanımdan düşmesi söz konusudur. Artık motivasyonlarla oynayarak gereksinmelerin kullanım süreleri günümüzde tamamen kısaltılmıştır. Anneler günü ve benzeri günler yalnızca tüketici pazarını besler. Kapitalist sisteminin oyunlarını göz önünde bulundurarak: tüm dünyada yaşayan annelerin anneler gününü kutlar, dünyada barış için mücadele eden annelere başarılar dilerim.
|