Türk göçmenlerin bu ülkede “ fast food” olarak tanımlanan hazır ve kolay ama oldukça da doyurucu olan mide pazarını ele geçirdiğinden beri ülke hazır yiyeceğinde bu ülke insanı ile özdeşleşmiş dünya kartelleri ciddi ciddi Pazar kaybı yaşamıştır. Ortadaki pastanın bölünmesinden rahatsız olan fast food kartelleri artık alışa geldiğimiz bir kaç yılda bir ortaya attıkları o malum “ mikrop “ mikrobunu yeniden gündeme taşıdılar.
Biz, toplum olarak buna alıştık. Ama Avustralya genel toplumu bünyesinde bu iddialar çok ama çok büyük tesirler oluşturmaktadır. Türk toplumunun ya da etnik toplumlarının yoğun olarak yaşadığı semtlerde mekân sahibi olanların ortaya atılan iddialardan kaynaklanan iş kaybı hissedilmeyecek oranda az olabilir. Hatta bu konumda olanlar biraz daha bencilce davranarak “ bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın “ anlayışı içine de dalabilirler.
Belki de, döner endüstrisini en son savunacak kişilerden biri benimdir. En ufak bir menfaatim söz konusu değildir. Zerre kadar bir beklenti içinde değilim. Yazımın bundan sonraki bölümü bu endüstriden ekmek yiyenlerin dikkati içindir. Ekmek yemekten öte, avam tabiri ile “köşeleri dönenlere” dir.
Döner; Bilinen kartelin canını çok ciddi yakmaktadır. Giderlerini karşılayamadığı için kapanan ama aynı yeri döner dükkânı olarak açıp harıl harıl çalışır hale getiren insanlar topluluğu elbetteki hedef tahtası olacaktır. Kartel dünyası kurmayları, bir kendi ellerindeki imkânları – sosyo-ekonomik-, bir de canlarını yakan insanların imkânlarını karşılaştırıyor ve ortaya çıkan ters orantı karşısında çıldırma noktasına geliyor. Hukuken yapabilecekleri bir şey olmadığı için en nazik noktadan, karnın yumuşak bölümünden vuracaklardır. Ellerinde para gücü var. Ellerinde siyasi güç var. Lobi, hazır kıta. Ãki senede bir kasalar açıldı mı, yazılı basında daha önceden hazırlanmış “ hijyenik “ şablonlu sürmanşet sonrası boy boy yazılar gündem oluşturacaktır. Nitekim, her 2 yılda bir “hijyenik “ iddia ülke gündemine gelmektedir. Bundan dolayı kimse ama hiç kimse kartel dünyasına kızmasın. Tam tersine şapkalarını çıkartıp önlerine koyarak bu haberlere neden olan yanlışları arasınlar. Döner imalathaneleri, Avustralya Sağlık Bakanlığı ve ilgili Belediye birimlerinin ön gördüğü koşullarına uymak zorundadır. Bir döner imalathanesi açıncaya kadar çekilen sıkıntıları yaşayanlar oldukça iyi bilirler. Döner imalatı yapan hiçbir kurumun standartların altında olduğunu kimse ispat edemez. Sorun burada değildir. Kartel baronlarına bu fırsatı verenler ne yazık ki döneri vatandaşa pişiren ve sunandır. Ne yazık ki, son derece kolay ve basit hijyen kurallarına dahi uymayan onca döner dükkanı var. Bu aslında bindiğin dalı kesmekten başka bir şey değildir. Eldiven kullanmak çok mu zordur? Kaçı kaç para? Döner bıçağı tutanın, tırnağını kesmesi çok mu büyük meseledir? çalışanın kafasına, kıl dökülmesine mani olacak şapka geçirmesi çok mu acayiptir? Bunlar, o kadar sıradan hususlar ki, daha ciddi olanları, o la ki; kartel medyasına malzeme vermemek için buraya alamadım.
Karşınızda, mukayese edilemeyecek kadar büyük bir fast food karteli var. Kılı kırk yaracak dikkate ihtiyaç varken, iddia sahiplerine fırsat verecek yanlışlıklara düşecek gaflet göstermemeniz gerekmektedir. Dönerci esnafı, bu soruna çareyi kendi içinde bulmak zorundadır.
Ezeli rakip, ebedi dostumuza tebrikler;
Oh bee ! Türkcell Süper Ligi sona erdi. Daha şimdiden hasreti içime düştü ama ligin bittiğine de sevinmedim diyemeyeceğim. özellikle, sevdam Fenerbahçe’nin, kaybettiği derbi sonrası ezeli rakibinin ardına düştüğü gece lig, ben ve benim gibi Fenerbahçe sevdalıları için zaten bitmişti.
Galatasaray ve Fenerbahçe, devler liginde Türkiye temsilcisi olarak ter dökeceklerdir. Balkan ülkelerinin elimizden çıkması sonrası kırmızı-beyaz olan formasından kırmızıyı çıkartıp siyah-beyaza dönen Beşiktaş, gelecek sezon UEFA Kupası’na doğrudan katılma hakkı kazandı. Gönüller şampiyonu Sivasspor, Ãnter-Toto karşılaşmaları sonrası UEFA Kupası’ndaki yerini alacaktır.
Galatasaraylı dostlarımı kutluyorum. Ligin son müsabakasında Ali Sami Yen’de,90 dakika boyunca toplu olarak Fenerbahçe’ye küfür edenleri de kınıyorum.