Sayı: 90 16 Mayıs 2008
 
03:18:11
 
4227
(defa okundu)
Herkese hayırlı haftalar değerli okurlarım. Sizler yazımı okuduğunuz zaman Anneler Günü kutlanmış olacak. Geçmiş olsa da tüm annelerin ve anne adaylarının bu güzel günlerini kutluyorum. Allah hepsine evlât acısı göstermeden, sağlıklı mutlu nice anneler günleri geçirmelerini nasip etsin. Türkiye’de aslan gibi evlatlarını vatanın müdafaası için terör belâsına kurban veren aziz şehit annelerimizin bu günlerini kutluyor, saygı ile ellerinden öpüyorum. Onlar en sevgili varlıklarını vatanın bölünmezliği uğruna toprağa verdiler. Acılarını hiç bir şey dindiremez biliyorum. Yiğitlerini kaybettiler ancak tüm Türk evlâtlarının annesi oldular. Her zaman söylerim, yılda bir gün kutlama ile kendimizi analarımız için bir şey yapmış saymayalım. Pek çoğumuz bugün (ve her gün) annemizi dualarımızla anıyoruz. Ancak bu önemli günde benim tüm annelerden, anne adaylarımızdan, yarının annesi olacak evlâtlarımızdan dileğim var. çocuklarının yüzlerini müspet ilimlerin ışığına yönlendirerek, Türkiye’mizi gelişmiş ülkelerin üstünde bir konumuna getirecek nesiller yetiştirmek birinci görevleri olmalı. Bu gün kadınlarımızı, annelerimizi kafalarını çarşafla örterek, akıl almaz hurafelerle çağların gerisine taşımak isteyen er kişilerin bu iğrenç emellerine dur diyebilmelisiniz. Eğer saçınızın telini gördüğü zaman hayvani duyguları (amacın kesinlikle hayvanlara hakaret değildir) ayağa kalkan yaratıklar, neden ahlâksız düşüncelerine mani olmak için kendi kafalarına çarşaf geçirmiyorlar. Biliyorsunuz geçen hafta sizlere Vanuatu adası yerlilerinden bahsettim. Belki üzücü gelebilecek ama onlardan öğrenmemiz gereken çok şey olacak. Ne demiştim? Orada kadınları ezen onlara acı veren pek çok adet bu gün yok. Bakın dünyaya, ister adet deyin, ister kültür deyin, ister dinsel inanç deyin, isterseniz tarikat simgesi deyin. Ne derseniz deyin konan kurallar, adet diye dayatılan, kültürün bir parçası diye ileri sürülen tüm akıl dışı şeylerde ezilen, zarar gören kadın olmaktadır. Zira bunların tamamı er kişiler tarafından uydurulmuş kuralladır. Bu kuralların uygulanmasında pek çok zaman erkeğin kaba kuvveti hâkim olmuş ise bazen inandıkları yaratıcının emri olarak gösterilerek kadınlara dayatılmıştır. Siz hiç bir adette veya inanışta kadın ölünce kocasının da onunla beraber gömüldüğünü biliyor musunuz? Veya evlendi diye dişi kırılan veya çirkin olsun diye saçları ustura ile kazınan erkek gördünüz mü? Bunlar saymakla bitmez ve bugün bilemediğimiz pek çok inanış “Tanrı emri” diye kadına dayatılmaktadır. Boynuna kadar toprağa gömülüp taşlanarak hayvani bir şekilde yaratanın emri diye öldürülenler kadın değil midir? Peki, kadın da yüce Allah’ın yarattığı aynen erkek gibi O’nun bir kulu değil midir? Erkeğin insanlık tarihi boyunca kuvvetini kullanarak eza veren tüm kötülükleri adettir, yaratıcının emridir diye kadının üstünde uygulaması Allah’ın yarattığı kuluna eziyet değil midir ve bu günah sayılmaz mı? Böyle inanç olur mu? Sen aynı yaratanın kulu olarak erkeğim diye istediğin şekilde giyinip istediğini yapacaksın ama kadını 40 derecede çuvalın içine sokup dünyasını karartacaksın. Kendine “Muta” nikâhı diye dinsel!! bir yol bulup yaptığın zinayı meşru kıldığını sanacaksın. Kadının başı açık diye taşlayıp öldüreceksin. Değerli bayanlarımız, annelerimiz, bazı erkeklerin üzerinizde oynamaya çalıştığı oyunları, sizleri çağın gerilerine götürüp sırtınızda sopa kırma heveslerini artık görün. Siyasi simge olarak değil ama siz istiyorsanız normal şekilde başınızı bağlayın tamam. Ama limon gibi kafayı sımsıkı sardıktan sonra göbeğinizi meydanda bırakan veya vücudunuzun bütün hatlarını ortaya koyan kıyafetlerle bir eğlencede göbek atmaya kalkmazsınızın daha uygun olur diye düşünüyorum. Bana bunun dinsel kıyafet olduğunu söylerseniz beni inandıramazsınız, ama tarikatımızın simgesidir derseniz o da sizin sorununuzdur. Değerli bayanlarımız ileriye gitmek de, geriye gitmek de sizin elinizde. Ãnanıyorum ki Türk kadını en doğrusunda karar kılıp Türk Ulusunu gelişmiş ülkelerden daha üst seviyeye taşıyacaklardır. Haftaya buluşmak dileğiyle hoşça kalınız.
|