Bu site Auto Web Content Management 2.0 - Gazette ile yapıldı ve onunla güncelleniyor http://www.awcm.eu Design and Programm Turan Oezcan
Site Ana Sayfa
   6 Ocak 2009, Salı    Australia - English Turkey - Turkish
Arşiv >> 
 Ana Sayfa
 Avustralya rehberi
 Künye
Albümler
Video
Yazarlar
eGazete
Ziyaretçi Defteri
Forum
Linkler
Favorilerime Ekle!  info@yenivatan.com.au

ÜYE GİRİŞ

  Ana Sayfa >  YAZARLAR
Yusuf Kaya
Downer, Kıbrıs’ı çözer mi?


       Sayı: 102    09 Eylül 2008        21:32:50        1264   (defa okundu)             

Bir bölgede karışıklık çıkarmak, bölgeyi çatışmaya sürüklemek, sonra da arabulucu rolüne savunup, dünyaya barışı tesis ettiğini göstermek herhalde Anglo kültürünün bir parçası olsa gerek. Dikkat edin, dünyanın problemli bölgelerinde arabulucular genelde Anglo kökenlidir. Bunlar genelde eski politikacılar olur, mesela İngiltere Başbakanı Tony Blair, görevi bırakır bırakmaz Filistin-İsrail sorununda arabuluculuk rolüne soyundu. Neyse ki iletişim teknolojisi çok gelişti de, İngiltere’nin Amerika ile birlikte açıkça İsrail’in tarafında olduğunu ve tarafsız bir şekilde ara buluculuk yapmasının mümkün olmadığını kavrayabiliyor insanlar. Dünyanın en prestijli ödülü haline gelen (daha doğrusu getirilen) Nobel Barış ödülü de, dünyada en çok silah satan ülkelerden Norveç ve İsveç tarafından finanse ediliyor. Bu ülkelerin (Anglolar ile birlikte) ortalığı karıştırması o arada bolca silah satması gizlidir kuşkusuz, ama barış ödülü verirken veya barış için arabuluculuğa soyunduklarında Ramazan davulcusunu hatırlatırlar.   

Malum Birleşmiş Milletler Kıbrıs özel Temsilciliği görevi de eski Avustralya Dışişleri Bakanı Alexander Downer’a verilmiş durumda. Yaklaşık 12 yıl Dışişleri Bakanlığı yaptıktan sonra iktidarı kaybettikleri için sıradan bir milletvekili olarak arka sıralarda oturmaya başlayan Downer için bu ünvan ‘ilaç’ gibi gelmişti. Geçtiğimiz iktidar döneminin politikacıları için 12 yıllık iktidarı bırakmak kolay olmadı. Seçim öncesi yeni bir dönemi daha garantilemek için göçmenlere, özellikle de Müslümanlara olmadık iftiralar attılar. Böylelikle ülkede esen milliyetçi hava sayesinde yeniden iktidar olabileceklerini sanıyorlardı.

İşte Alexander Downer da bu hükümetin Hazine Bakanı ile birlikte en önemli iki isminden biri idi. Peki Kıbrıs sorununu çözmede etkin bir rol oynayabilir mi Downer? Doğrusu bu konuda çok iyimser değilim. Birincisi Downer, dış politikada Avustralya’nın şahinlerindendir. Mensubu olduğu partinin politikasına paralel olarak, o da yabancılara karşı çok da merhametli sayılmaz. ABD’nin politikalarına sadıktır, hatta siyasi geleceğine dahi mal olmasına karşın Irak’tan asker çekilmesini kabul etmemiştir.

‘Bunun Kıbrıs sorununu çözme ile ne ilgisi var’ diye düşünebilirsiniz. Ancak bu özellikleri, arabuluculuk yaparken Türk tarafına, Rumlara oranla daha az hoşgörülü olacağı endişesi doğuruyor. İkincisi, Downer zaten Yunanlıların ve Rumların oldukçe etkin olduğu bir ülkenin Dışişleri Bakanı idi. Yunanlılar, özellikle Downer’ın kurucuları arasında olduğu Liberal Parti’nin içinde bakanlık dâhil çok önemli mevkilere geldiler. Aynı şekilde Rumların da hayli nüfusu var ve Avustralya’nın sosyal, ekonomik ve siyasi yaşamında varlıklarını her zaman hissettiriyorlar. Böylesine bir toplumdan gelen ve partisinden dolayı Müslüman göçmen karşıtlığı kanıtlanan bir ismin tam anlamı ile tarafsız olacağına ihtimal vermiyorum. Hem buradaki Yunanlı dostlarının eğer olursa barış veya birleşme müzakerelerinde Downer’ı etkileyeceklerinden hiç şüphem yok.

Üçüncüsü ve de en önemlisi Alexander Downer’ın birleştirici değil, ayrıştırıcı bir özelliğe sahip oluşu. Bilindiği gibi East Timor’un Endonezya’dan bağımsızlığını kazanması için Avustralya çok çaba gösterdi. O dönemde de Dışişleri Bakanı Downer idi. East Timor bağımsız olur olmaz, adanın zengin petrol yatakları Avustralyalı şirketlere paylaştırıldı. Fakat ada, ne refaha ne de huzura kavuştu. Son yıllarda darbe girişimleri, ayaklanmalar ve katliamlar hiç durmadı. Avustralya’nın bu ülkede hala asker ve polisi bulunuyor ancak bu da East Timor’da istikrarın yakalanmasına yetmiyor. (Yani bir kez daha savaştır, sonra da barıştır hesabı).

Son olarak, tüm bu faktörleri görmezlikten dahi gelsek,  kişisel olarak Alexander Downer’ın iyi bir arabulucu olacağına inanmıyorum. Siyasetteki duruşu, diplomasideki geleceği için iyi bir referans değil. 


  Geri Geri Arkadaşına Yolla Arkadaşına Yolla Yazdır Yazdır Yukarı Yukarı  

   Bu yazı için henüz bir yorum yazılmamış      Yorum Yaz    Yorum Yaz

Copyright All rights reserved