Sayı: 105 02 Ekim 2008
 
23:17:25
 
81
(defa okundu)
Geçen haftadan devam Atatürk ve Türk Devrimi’nin ezilen uluslara ve buna bağlı olarak büyük devletlere yaptığı etkiyi yorumlayan çok sayıda açıklama yapılmıştır. Açıklamalardan çıkan ortak sonuç, Türk Devrimi’nin emperyalizme karşı başarılan ilk ulusal hareket olması ve ezilen ulusların kendilerine örnek olan bu hareketi büyük bir istekle sahiplenmesidir. Çin Büyükelçisi Ho Yao Su, “Türk Devrimi’nin bütün doğu dünyasının ilerleme ve gelişmesindeki rolü, Batı dünyasını kültür ve uygarlık yoluna yönelten Fransız Devrimi kadar önemli ve etkilidir”76 derken; Tunus Devlet Başkanı Habib Burgiba, “Mustafa Kemal’in kişiliği, halk kitlelerinin ayaklanması ve halk mücadelelerinin ölçüsü olmuştur. Bu mücadeleler, onun ölümünden sonra da genişlemesini sürdürmüş, Batı ve Doğu bloklarının dışındaki üçüncü dünyaya da yazılmış ve onları sömürge tahakkümünden kurtarmıştır” diyor77; Macar Büyükelçisi De Cindrie ise, “Birinci Dünya Savaşı sonrası olaylarının ezdiği Macar ulusu, kardeş Türkiye’nin Atatürk döneminde canlanmasından güç kazanmış, örnek almıştır; bu nedenle, her türlü zorluğa karşın geleceğe güvenle bakmaktadır” diyordu.78 Atatürk’ün ezilen uluslarca sahiplenilmesi, yaygın ve içtendir. Anadolu’daki Türk zaferi, Endonezya’dan Fas’a, Hindistan’dan Etyopya’ya, Tunus’tan Yemen’e dek birçok ülkede kitle eylemleriyle kutlanmıştır.79 Tunus’da, Cezayir’de, Mustafa Kemal’in resimleri gazetelerden kesiliyor, duvarlara yapıştırılıyordu. Malezya’da dükkânlar Mustafa Kemal posterleri satıyor, bunları satın alan gençler halka dağıtıyordu.80 Mustafa Kemal resimleri Tunus’ta, geleneksel cam üzerine boyama sanatının konularından biri haline gelmişti.81 Afrika’da Türkiye’nin haritadaki yerini bilmeyen insanlar Mustafa Kemal’i biliyorlardı.82 Batı’ya tepki duyan kitleler Atatürk’e o denli sahip çıkıyorlardı ki, onu kendi içlerinden çıkmış bir önder olarak görüyordu. Örneğin Hintli Sucheta Kripalani’nin, “Atatürk yalnızca Türk ulusunun değil, özgürlüğü uğruna savaşan bütün ulusların önderiydi; Türkiye onun yol göstericiliği altında bağımsızlığına kavuştu; biz Hintliler de onun gösterdiği yoldan yürüyerek özgürlüğümüze kavuştuk”83 derken; Mısırlı Şitti Şavari, “Siz ona Atatürk diyorsunuz biz onu Ataşark diye anıyoruz; o yalnız Türklerin değil bütün Doğu’nun, özellikle Mısır’ın da atası ve önderidir” diyordu.84 Devam edecek
|