Bu site Auto Web Content Management 2.0 - Gazette ile yapıldı ve onunla güncelleniyor http://www.awcm.eu Design and Programm Turan Oezcan
Site Ana Sayfa
   6 Ocak 2009, Salı    Australia - English Turkey - Turkish
Arşiv >> 
 Ana Sayfa
 Avustralya rehberi
 Künye
Albümler
Video
Yazarlar
eGazete
Ziyaretçi Defteri
Forum
Linkler
Favorilerime Ekle!  info@yenivatan.com.au

ÜYE GİRİŞ

Rauf Denktaş
  Ana Sayfa >  YAZARLAR
Erkal Eken
Neyi değiştirecekler


       Sayı: 112    18 Kasım 2008        20:18:45        1180   (defa okundu)             

Sağlıklı günler dileklerimle hepinize merhaba değerli okurlarım. Bu haftaki ilk konum, Bilkent Üniversitesi ve Alman Uluslararası Hukuki İşbirliği Vakfı’nca ortaklaşa düzenlenen bir sempozyum. Bu sempozyumda “Anayasanın değiştirilemez ilkeleri” ele alınıp tartışılıyor. Almanların Vakfını bilmem, ama bizim tarafta bu konunun başını çekenler; Prof. Ergun Özbudun (Hani hazırladıkları şu meşhur Anayasa taslağını ABD ye giderek anlatıp icazetlerini almaya çalışan hocamız) ve Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç ile diğerleri. Anayasa Mahkemesi’nin kuruluş yıldönümünde bu konuyu ele almayı düşündüğünü söyleyen başkan Kılıç, Alman Vakfı ve Bilkent’in cesaretinden övgü ile bahseder. Öncelikle bu yabancı vakıflara çok dikkat edilmesinin gereğine inandığımı ifade edeyim. Bunlardan başımız zamanında çok ağrıdı ve ağrımaktadır. İkincisi, Sayın Kılıç Anayasa Mahkemesi’nin hukukçu olmayan başkanı olup, rahmetli Özal tarafından bir nedenle orada görevlendirilmiştir, kendisi iktisatçıdır. Böylesine bir ucube atamayı da başka yerde göremezsiniz. Alman Vakfı tarafından konuşan Bay Hassemer “Anayasalarda değiştirilemez hükümler olması demokrasi açısından kabul edilemez” demiş. Peki, neymiş bu maddeler, kısaca göz atalım.

 

I. Devletin şekli:
MADDE 1.– Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.
II. Cumhuriyetin nitelikleri:
MADDE 2.– Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.
III. Devletin bütünlüğü, resmî dili, bayrağı, millî marşı ve başkenti
MADDE 3.– Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir. Bayrağı, şekli kanununda belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayraktır. Millî marşı “İstiklal Marşı”dır. Başkenti Ankara’dır.
       IV. Değiştirilemeyecek hükümler
 MADDE 4.– Anayasanın 1 inci maddesindeki Devletin şeklinin Cumhuriyet olduğu hakkındaki hüküm ile, 2 nci maddesindeki Cumhuriyetin nitelikleri ve 3 üncü maddesi hükümleri değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez.

Sizce beylerin rahatsızlıkları nereden kaynaklanıyor dersiniz? Bu maddelerin hangisi demokrasiye aykırı. Cumhuriyeti mi istemiyorlar, lâikten mi rahatsızlar? Yoksa işin altında yatan amaç başka mı? Her zaman vurguluyorum, bu adamların işi gücü Cumhuriyet müesseselerini yıpratıp, yok edip Türkiye Cumhuriyeti Devletinin köküne kibrit suyu serpmek. Bunun için de yurt dışındaki dostları ile müşterek çalışmalarını her şekilde sürdürüyorlar. Ben fazla yorumlamayayım. Maddeler yukarıda, düşünün, neler yapılmaya çalışıldığını siz bulun.
Değerli okurlarım, sizlerle bu taraftan çıkan güzel bir haberi de paylaşmak istiyorum. Geçenlerde Gold Coast’da Avustralya ve Asya’nın Oscar’ı dedikleri Asya Pasifik Sinema Ödülleri Festivali yapıldı. Bir nedenle oradaydım. İki Türk filminin değişik ödüllere aday gösterilmesi gurur vericiydi. Senaryo dalında aday gösterilen “Nokta” filmi ile, üç dalda aday gösterilen “Üç Maymun” filmi bu sahadaki gelişmenin kanıtı oldular. Bence gecenin en güzel yanı “Üç Maymun” adlı filmin, En İyi Yönetmen dalında birincilik ödülünü alması oldu. Yönetmen Nuri Bilge Ceylan adına ödülü alan Sayın Mehmet Eryılmaz ve Nokta filmi senaryo yazarı Sayın Derviş Zaim beyin hazır bulunduğu festivale katılan bir avuç Türk olarak, bu heyecanı ve gururu kendileriyle paylaştık. Filmin tamamını izlemek imkânım henüz olmadı, ancak aldığı ödülü “Güzel Türkiye’me armağan ediyorum” diyen bir yönetmenin kötü bir eser yapabileceğini hiç zannetmiyorum. Aynı film daha önce Fransa’da Cannes’da yapılan festivalde de en iyi yönetmen ödülünü almıştı. Uluslararası yarışmalara katılabilme başarısı gösteren her iki esere imza atan değerli insanları kutluyorum.
Kıymetli okurlarım çok konuşulan bir film de Can Yücel’in yaptığı “Mustafa” adlı yapıt. Çok tenkitler aldı. Ciddiyetlerine güvendiğim kişilerden gelen tenkitler, konuştuğum dostların analizleri filmin pek matah bir şey olmadığını gösteriyor. Ancak ben henüz seyretmedim. Ne zaman buralara gelir de seyrederiz bilmem. Denenlere bakılırsa seyretmeye gerek yok gibi geliyor bana. Can Yücel nasıl böyle bir şey yapabildi bilmiyorum. Bildiğim tek şey, bilerek veya bilmeden Atatürk’ü küçültmeye çalışanlarının kendini küçülttükleridir. Her beyin Atatürk’ü anlayamayabilir. Normaldir. Sağlıklı haftalar dileklerimle.


  Geri Geri Arkadaşına Yolla Arkadaşına Yolla Yazdır Yazdır Yukarı Yukarı  

   Bu yazı için henüz bir yorum yazılmamış      Yorum Yaz    Yorum Yaz
Dursun Güzel
D. Hüseyin Açıkgöz

Ramazan Karakale
Copyright All rights reserved