Bu site Auto Web Content Management 2.0 - Gazette ile yapıldı ve onunla güncelleniyor http://www.awcm.eu Design and Programm Turan Oezcan
Site Ana Sayfa
   6 Ocak 2009, Salı    Australia - English Turkey - Turkish
Arşiv >> 
 Ana Sayfa
 Avustralya rehberi
 Künye
Albümler
Video
Yazarlar
eGazete
Ziyaretçi Defteri
Forum
Linkler
Favorilerime Ekle!  info@yenivatan.com.au

ÜYE GİRİŞ

Rauf Denktaş
  Ana Sayfa >  YAZARLAR
Yusuf Kaya
Dikkat! Bu bir soygundur!


       Sayı: 112    18 Kasım 2008        21:13:48        1113   (defa okundu)             

Petrolün varili 150 dolarlardan 50 dolarlara düşünce herkesin ortak beklentisi doğal olarak bunun pompa fiyatlarına yansıması gerektiği oldu. Nitekim Avustralya’da beklentiler boşa çıkmadı ve biraz da kamuoyu baskısı ile petrol şirketleri geri adım atmak zorunda kaldı. 1.70’lere kadar çıkan kurşunsuz benzinin litresi, ben yazıyı yazarken 1.10’lara kadar düşmüştü.

Peki ya Türkiye’de neler oldu? Küresel piyasalarda petrol fiyatlarının tavan yaptığı dönemde Türkiye’de benzinin pompa fiyatı 3.60 YTL’ye kadar çıkmıştı. Şimdilerde ise 2.97 YTL. Belki üç beş kuruş daha düşebilir ama son zamanlarda duyduklarım, Türkiye’de benzin fiyatlarının en azından 2 YTL’nin altına düşeceği umudumu yitirmeme neden oldu.

Bunun iki önemli nedeni var. Birincisi Türkiye’de şu an zaten 1 litre için verilen paranın 2 YTL’sine yakını devlete vergi olarak gidiyormuş. Akaryakıt vergisi Türkiye’de yüzde 60’larda geziyor. Rakamı duyunca neden memlekette bu kadar akaryakıt kaçakçılığı yapıldığını daha iyi anladım. Benzin fiyatlarının yüksek olmasının en büyük nedeni, Türkiye’de petrol kuyularının çalışmıyor olması değil aslında. Öyle ya, petrol çıkarmayan sadece biz mi varız? Meğerse Türkiye Cumhuriyeti Devleti petrolden aldığı vergiler ile ayakta kalıyormuş.

Benzinde dünya standartlarına dönüş umutlarını yitirmeme neden olan ikinci ve belki de daha önemlisi, Türkiye’de bu konuda bir kamuoyu baskının olmayacağı gerçeği. Zaten bu yazının ana konusu o olacaktı, ancak verginin miktarını duyunca eleştirileri ikileme ihtiyacı hissettim. Kamuoyu baskısı olmayacak dedim, çünkü Türkiye’de en büyük petrol firması bir süreden beridir Türkiye’nin en büyük medya patronunun elinde bulunuyor. Gayet tabii ki kendisi parayı basıp hakkı ile satın almıştır, burası bizi ilgilendirmez, ancak sıradan vatandaşların en büyük gider kalemlerinden olan benzin ile ilgili kamuoyu baskısının, patronun çıkarlarına kurban edileceği gerçeği insanı düşündürüyor.

Nitekim dünyada petrol fiyatları en düşük seviyelerine gerilerken, hükümete muhalefet etmek için fırsat kollayan Doğan grubuna dikkat kesildim, ama nafile... Böylesine ciddi bir meselede en büyük ve en muhalif medya organizasyonu halkın tarafını tutmazsa, hangi konuda tutacak doğrusu çok merak ediyorum. Bu arada duydum ki, rafineri kurma konusunda da Başbakan’dan izni koparmışlar. Bu Doğan ile Erdoğan’ın anlaştığına işaret sayılabilir. Zaten kavgayı pek ciddiye almamıştım. Ticaretin her alanında at koşturan, bunun yanında ülkenin en büyük medya patronu payesini taşıyan bir tüccar ile yakın zamanda gitmesi muhtemel görünmeyen ülkenin en güçlü siyasi figürü arasındaki kavganın uzun sürme ihtimali pek zayıftır. Sonuçta barış, her ikisinin de çıkarınadır.

Bununla birlikte benzin ile mazotun fiyatının düşmesi 70 milyonun çıkarına. Bu ikilinin fiyatı A’dan Z’ye her ürünün ve harcama kaleminin fiyatını etkiliyor. Özellikle mazot fiyatları, çiftçilerin kâbusu olmuş durumda. Ancak karşılarında fahiş vergi oranının düşmesi durumunda geliri azalacak olan hükümet ile fahiş fiyatların düşmesi durumunda elde edeceği kâr düşecek olan ülkenin en büyük medya patronu yer alıyor. Keşke diyorum, şu petrol işine girmeseydi Aydın Doğan. Bu durumda para kazanma hırsının bir önemi yok. Asıl mesele, vatandaşların hakkını gündeme getirecek gazetecilerin patronu kızdırmak istememesi.

Peki, hiç mi çare yok? Bence hükümet, öncelikle akaryakıt kaçakçılığını tamamen bitirmeli. Kaçak sona erdikten sonra zaten gelirler yükselecektir, pek umutlu olmasam da bu arada vergi oranı düşürülebilir. Ancak bunun için kamuoyu desteği lazım.. Asıl mesele bunun bulunması.

  

 


  Geri Geri Arkadaşına Yolla Arkadaşına Yolla Yazdır Yazdır Yukarı Yukarı  

   Bu yazı için henüz bir yorum yazılmamış      Yorum Yaz    Yorum Yaz
Dursun Güzel
D. Hüseyin Açıkgöz

Ramazan Karakale
Copyright All rights reserved