Bölüm 2:
Buradaki yetişen gençlerin sorunlarını en iyi burada yetişenler bilir. İnanıyorum ki, önümüzdeki yıllarda gençlerimiz çıkıp, kendi sorunlarını enine boyuna tartışacaklar ve anne babaların da canı gönülden destek olacaklardır. Avustralya’daki Türk gençliğini anne babalardan ayrı olarak değerlendiremeyiz. Bir elmanın iki yarısı gibi hepimiz Avustralya Türk Toplumunun bir parçasıyız. Gençleri yetiştiren biz anne babalarız. Bu yazı dizisinde sosyal gelişim konusunda, kendi yaşantımdan, gözlemlerimden ve yararlandığım kaynaklardan çıkardığım sonuçları, sizlerle paylaşmak istiyorum.
Öncelikle şunu belirtmek istiyorum. Avustralya’ya göç ederek yerleşen biz anne babalar çok cesur ve akıllı kişileriz. Çünkü dilini, dinini ve kültürünü bilmediğimiz ve Türkiye’ den 20 bin km uzaklıkta olan Avustralya’ya yerleştik. Ev kurduk, is kurduk ve çocuklarımızı iyi bir biçimde eğitilip meslek sahibi olabilmeleri için çabalar harcadık.
Bilgimize bilgi katmak veya cebimizdeki paraya para katmak veya daha iyi gelecek kuşaklar yetiştirmek veya daha rahat yasamak gibi değişik nedenlerden Avustralya’ya gelmiş olabiliriz. Nedenimiz her ne olursa olsun. Bu dünyada bizde varız diyebilmemiz ve Avustralya’da Türk Toplumunun da bir yeri olduğunu, devlet ve hükümet yöneticilerinin dikkate almasını sağlayabilmeliyiz.
Bunu diyebilmek için, yaşadığımız ülkenin teknik, ekonomik ve siyasi gelişiminde yerimizi almak zorundayız. Toplumumuzdan daha çok iş adamı, daha çok politikacı, daha çok teknik ve bilim adamı çıkması gereklidir. Daha çok gencimizin üniversite eğitimlerini tamamlayarak bakanlıklar, etkin devlet daireleri ve özel sektörlerde üst düzeylerde görev alması gereklidir. Kendi toplumuzun dışına açılmak, diğer etnik gruplar ile ortak çalışmalar içinde olmak zorundayız. Avustralya devleti ve halkının yaşantısıyla iç içe olmayı başararak, kendimizi ve toplumuzu iyi tanıtarak ve temsil ederek Avustralya’da sayılan, sevilen ve de sözü dinlenir bir toplum olmak bizlerin de hakkidir. Burada yaşayan bizler bunu yapacak düzeydeyiz.
İçinde bulunduğumuz durumun analizi:
Göçmenlere sağlanan olanaklar açısından, Avustralya’da yaşayan biz göçmenler belki de dünyanın şanslı göçmenleri arasındayızdır. Dil, din ve kültür zenginliklerimizi rahatlıkla yaşatabiliyoruz. Bu gerçekten büyük bir varlıktır.
Göçmenlere sağlanan bu olanaklar hala elimizde iken, Avustralya’da yaşayan Türk toplumunun saygın bir yere sahip olmasını yalnız Avustralya’da yaşayan bizler başarabiliriz. Avustralya devleti ve Türkiye yol gösterici olabilirler. Ama bizim yaşantımızı ancak bizler iyileştirebiliriz. Eğer yıllar sonra geriye dönüp baktığımızda kat ettiğimiz yol gerçekten az ise, bunun sorumluluğunu ne Avustralya’ya ne de Türkiye’ye atabiliriz.
Tepeden aşağı yuvarlanan bir kartopunun büyümesinde nasıl ki her kar taneciğinin payı var ise, toplumumuzun ileri gitmesinde de her ferdimizin payı vardır. Bir toplumun geleceği yer o toplum içindeki her kişinin davranışları ile doğrudan ilgilidir.

RESİM 1 de görüldüğü gibi; doyuma ulaşma düzeyi az olan birinden, başkaları ile sağlıklı bir iletişim kurabilmesi beklenemez.

Bunun tersi olarak RESİM 2 de gördüğümüz gibi, kişilerin doyuma ulaşma düzeyleri ne kadar yüksek ise, saygı, hoşgörü, hakkini uygarca arayabilme ve sağlıklı iletişim kurabilme yetenekleri de o kadar artmaktadır.
Avustralya Türk Toplumunu, önümüzdeki yıllarda temsil edecek ve tanıtacak kişiler, bu günün gençleri ve daha sonra gelecek kuşaklardır. Gelecekte Avustralya Türk Toplumunun iyi temsil edilebilmesi, bugünün çocuk ve gençlerin bedensel, teknik ve duygusal beslenmeleri ve doyuma ulaşmaları ile doğrudan ilgilidir.
Gelecek hafta Beslenme Türleri ve Kazanılan Gelişimler konusunda konuşalım mı?
Sizleri seviyorum
Sıcacık sevgilerimi sizler ile bırakıyorum.
Haftaya görüşmek dileğiyle