Yeni Vatan Turkish Newspaper

Anzak Günü’nde Türk halkı adına çelenk

26 Nisan 2026 | Gündem

Avustralya’da Anzak Günü kapsamında düzenlenen törende, Türk halkı adına çelenk bırakıldı. Ungarie NSW RSL’in davetiyle Melbourne’dan törene katılan eski deniz astsubayı Seyit Kaplan, yaptığı konuşmada Türkiye ve Avustralya arasındaki tarihi bağlara ve Gelibolu’dan bugüne uzanan dostluk mesajına dikkat çekti.

İki donanmada görev yaptı

Konuşmada verilen bilgilere göre Seyit Kaplan, 1983-2004 yılları arasında Türk Deniz Kuvvetleri’nde, 2005-2015 yılları arasında ise Avustralya Deniz Kuvvetleri’nde görev yaptı.

Kaplan, konuşmasında Türkiye’de doğduğunu, Türk Deniz Kuvvetleri’nde 17 yıl, Avustralya Deniz Kuvvetleri’nde ise 10 yıl hizmet ettiğini belirtti. Gelibolu’da beş yıl yaşadığını söyleyen Kaplan, “Hem Avustralyalı hem Türk olarak iki ülke adına burada konuşmak duygusal bir an” ifadelerini kullandı.

Kaplan, bir ülkeye hizmet etmenin hayal edilebilecek en onurlu görevlerden biri olduğunu belirterek, iki ülkenin savunma kuvvetlerinde görev yapmış biri olarak törende bulunmaktan gurur duyduğunu söyledi.

Gelibolu’dan bilinmeyen hikâyeler

Seyit Kaplan, konuşmasında kısa süre önce Gelibolu’yu Avustralya savunma kuvvetleri gazisi olarak ziyaret ettiğini ve bu ziyaret sırasında yeniden çok şey öğrendiğini dile getirdi.

Kaplan, Gelibolu’da yaralanan bir Anzak subayının, beyaz bayrak kaldıran bir Türk askeri tarafından Anzak siperlerine taşındığını ve hayatının kurtarıldığını anlattı. Ateşin durduğu anlarda iki tarafın siperlerde sigara ve bisküvi paylaştığını belirten Kaplan, sınırlı su kaynaklarının da askerler arasında paylaşıldığını söyledi.

Kaplan, bu hikâyelerin Gelibolu’ya dair az bilinen örneklerden bazıları olduğunu ifade ederek, katılımcılara Gelibolu hakkında daha fazla okumalarını ve bölgeyi ziyaret etmelerini önerdi. Ayrıca Canberra’daki War Memorial Museum’un da görülmesi gerektiğini söyledi.

Atatürk’ün mesajını aktardı

Konuşmasında Atatürk’ün Anzak askerlerinin annelerine yönelik mesajına da yer veren Kaplan, Gelibolu’da hayatını kaybeden askerlerin artık dost bir ülkenin toprağında yattığını ve barış içinde olduklarını belirten ifadeleri aktardı.

Kaplan, Atatürk’ün “Yurtta sulh, cihanda sulh” sözünü de hatırlatarak, Atatürk’ün asker kökenli olmasına rağmen ilhamının savaş değil, daha iyi bir ülke ve daha iyi bir dünya kurmak olduğunu söyledi.

Türkiye ve Avustralya’nın bugün aynı değerleri paylaştığını belirten Kaplan, Kore ve Afganistan örneklerinde Türk ve Avustralyalı askerlerin barış ve güvenlik için yan yana görev yaptığını ifade etti.

Dostluk ve saygı vurgusu

Kaplan, Gelibolu’da yaşananların iki ülke açısından ağır insan kayıplarına yol açtığını, ancak bunun aynı zamanda her iki ulus için kahramanlık ve kimlik hikâyesine dönüştüğünü söyledi.

Bu sürecin iki ülke arasında kalıcı karşılıklı saygı ve sevgi oluşturduğunu belirten Kaplan, bunun savaş tarihinde nadir görülen bir durum olduğunu ifade etti.

Konuşmasının sonunda Anzak ruhunun Türkiye ile Avustralya’yı birleştiren saygı ve dostluk bağlarıyla yaşamaya devam etmesini dileyen Kaplan, sözlerini “Lest we forget” ifadesiyle tamamladı.