Avustralya’da yaşam memnuniyeti geriledi
Avustralya Ulusal Üniversitesi’nin yayımladığı son araştırmaya göre, Avustralyalıların yaşam memnuniyeti rekor düşük seviyeye indi. Bulgular, ülkedeki memnuniyet düzeyinin COVID-19 kapanmaları dönemindekinden de daha aşağıya gerilediğini gösterdi.
Araştırma, Aralık 2025 ile Mart 2026 arasındaki düşüşün, salgın dönemindeki evde kalma emirleri sırasında görülen sert gerileme kadar hızlı olmadığını, ancak zaten düşük bir tabandan gerçekleştiğini ortaya koydu. ANU Siyaset ve Uluslararası İlişkiler Okulu Başkanı Nicholas Biddle, “Yaşam memnuniyeti zaten baskı altındaydı; mevcut seviye ani bir düşüşten çok, süregelen bozulmanın sonucu” değerlendirmesinde bulundu.
Ekonomik baskı derinleşti
3 bin 600’den fazla görüşe dayanan araştırma, İran savaşı sonrasında Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının ardından yapılan ilk ANU yoklaması oldu. Daha az petrol arzına bağlı olarak akaryakıt fiyatlarının hızla yükseldiği, bunun yalnızca sürücüleri değil, mal taşımacılığı maliyetlerini de artırarak daha geniş ekonomik sonuçlar doğurma riski taşıdığı belirtildi.
Araştırma aynı zamanda Bondi’deki terör saldırısının ardından kamuoyundaki duygu değişimini tam olarak yansıtan ilk çalışma olarak kayda geçti. Mart ayında, mevcut gelirleriyle geçinmekte zorlandığını bildirenlerin sayısı rekor seviyeye çıkarken, iş güvencesine ilişkin kaygıların da arttığı belirlendi.
İş kaybı ve yapay zekâ kaygısı
Nicholas Biddle, Avustralya’da işsizlik oranının yüzde 4’ün biraz üzerinde olduğunu ve bunun genel ölçütlere göre düşük sayıldığını söyledi. Buna karşın, hâlen çalışanların dörtte birinden fazlasının önümüzdeki 12 ay içinde işini kaybetmeyi beklediği aktarıldı.
Araştırmaya göre, zayıflayan ekonomik görünümün yanı sıra yapay zekâ araçlarının yaygınlaşması da kaygıları artırıyor. Avustralyalıların yaklaşık üçte biri, makinelerin kendilerinin yerini alacağından endişe ettiğini belirtirken, otomasyon kaynaklı iş kaybı korkusunun 2018’den bu yana neredeyse iki katına çıktığı saptandı. Anketin, teknoloji şirketi Atlassian’ın iş gücü ihtiyacındaki yapay zekâ kaynaklı değişimleri gerekçe göstererek 1600 kişiyi, bunların 500’ünü Avustralya’da olmak üzere işten çıkarmasının ardından yapıldığı bilgisi paylaşıldı.
Buna karşın araştırma, demokratik tutumların güçlü kaldığını da gösterdi. Avustralya’da demokrasinin işleyişinden memnun veya çok memnun olduğunu belirtenlerin oranı yaklaşık üçte iki düzeyinde sabit kalırken, İngilizce dışı kökenden gelen göçmenlerin demokratik normlara desteğinin toplumun geri kalanıyla benzer seviyede olduğu ve ülkenin yönüne ilişkin Avustralya doğumlulardan daha fazla güven duyduğu belirlendi.