“Gök gürültüsü” baş ağrısına dikkat uyarısı
Baş ağrısı günlük yaşamda sık karşılaşılan bir rahatsızlık olarak görülse de, bazı türlerinin ciddi sağlık sorunlarının habercisi olabileceği belirtiliyor.
Nöroloji uzmanları tarafından değerlendirilen sağlık verilerine göre literatürde “gök gürültüsü baş ağrısı” olarak tanımlanan ani ve şiddetli baş ağrısı türünün hayati risk taşıyabileceği ifade ediliyor.
Uzmanlar, bu tür ağrıların sıradan baş ağrılarından farklı olarak çok hızlı başladığını ve kısa sürede dayanılmaz seviyeye ulaştığını belirtiyor.
60 saniyede zirveye ulaşan ağrı
Gök gürültüsü baş ağrısını diğer baş ağrılarından ayıran en önemli özelliğin ağrının aniden ortaya çıkması olduğu belirtiliyor.
Uzmanlara göre bu tür baş ağrısı, başladığı andan itibaren yaklaşık 60 saniye içinde en yüksek şiddete ulaşabiliyor.
Hastaların bu durumu çoğu zaman başın arkasına sert bir darbe alınması ya da beynin içinde bir patlama hissi olarak tanımladığı ifade ediliyor.
Ağrıya mide bulantısı, kusma veya bilinç bulanıklığı gibi belirtilerin eşlik etmesi durumunda riskin daha da artabileceği belirtiliyor.
Altta ciddi hastalıklar olabilir
Uzmanlara göre bu tür şiddetli baş ağrısının altında genellikle beyin damarlarıyla ilgili ciddi sağlık sorunları bulunabiliyor.
Dr. Amir Khan, bu tip ağrıların beyin zarları arasındaki kanama olarak bilinen subaraknoid kanamanın en belirgin işaretlerinden biri olabileceğini ifade etti.
Gök gürültüsü baş ağrısına neden olabilecek diğer durumlar arasında beyin damar yırtılması (anevrizma rüptürü), beyin omurilik sıvısı sızıntısı, beyin pıhtısı veya inme, hipertansiyon krizi ve menenjit ile ensefalit gibi enfeksiyonlar yer alıyor.
Tanı sürecinde görüntüleme yöntemleri kullanılıyor
Bu tür şikayetlerle sağlık kuruluşlarına başvuran hastalarda tanı için çeşitli görüntüleme yöntemlerinin kullanıldığı belirtiliyor.
Uzmanlar, ilk aşamada genellikle Bilgisayarlı Tomografi (BT) ile beyinde kanama olup olmadığının kontrol edildiğini ifade ediyor.
BT sonuçlarının normal çıkmasına rağmen şüphenin devam etmesi durumunda beyin omurilik sıvısından örnek almak için lomber ponksiyon yapılabileceği kaydediliyor.
İlerleyen aşamalarda ise damar yapısının daha ayrıntılı incelenmesi amacıyla MR veya anjiyografi gibi yöntemlerin kullanılabildiği belirtiliyor.