Hablemitoğlu suikastının katil zanlılarından Levent Göktaş yakalandı
Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Necip Hablemitoğlu suikastının katil zanlılarından firari emekli albay Mustafa Levent Göktaş, Bulgaristan’ın Svilengrad şehrinde yakalandı.
İçişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, EGM İnterpol Daire Başkanlığının talebi üzerine hakkında kırmızı bülten çıkarılan firari emekli albay Mustafa Levent Göktaş, Svilengrad’da gözaltına alındı.
Adalet Bakanlığı ve EGM Interpol Daire Başkanlığı, Göktaş’ın Türkiye’ye iade edilmesine yönelik işlemleri başlattı.
FETÖ terör örgütü ve örgüt lideri Fetullah Gülen’le ilişkin çalışmalarıyla tanınan ve paralel yapının hedefi haline gelen Doç. Dr. Necip Hablemitoğlu, 18 Aralık 2002’de Ankara’daki evinin önünde suikast sonucu yaşamını yitirdi.
Hablemitoğlu cinayeti şüphelilerinden Nuri Gökhan Bozkır, 27 Ocak 2022’de MİT tarafından Ukrayna’da yakalanarak Türkiye’ye getirildi. Bozkır, 8 Şubat’ta ‘örgüt üyeliği’ ve ‘tasarlayarak öldürme’ suçlarından tutuklandı.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçlarını Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturma kapsamında gözaltı kararı verilen 9 kişiden, emekli binbaşı Fikret Emek, emekli yüzbaşı Ahmet Tarkan Mumcuoğlu, emekli astsubay Kamil Metin, Bülent Kutsal, Altan Bora, Memiş Aytekin ve Osman Tuncer’in Ankara Emniyet Müdürlüğü ekiplerince gözaltına alınmıştı.
BAKAN SOYLU’DA AÇIKLAMA
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Necip Hablemitoğlu suikastı zanlılarından firari emekli albay Mustafa Levent Göktaş’ın Bulgaristan’dan iadesi sürecindeki deport ya da mahkeme süreçlerini takip edeceklerini belirtti.
Türkiye’nin, Interpol’de icra kurulu üyesi olmasının ardından kırmızı bültenler ve Interpol takibi konusunda daha aktifleştiklerini belirten Soylu, Türkiye’den firar eden kanun kaçakları konusunda da birçok yerde başarılı operasyon gerçekleştirdiklerini vurguladı.
Soylu, şu anda Türkiye’de dört veya daha fazla cinayetin zanlısı olan Barış Boyun’un İtalya’da, Binali Camgöz ve Deniz Camgöz’ün Karadağ’da, Serkan Kurtuluş’un Arjantin’de, Thodex’in kurucusu Faruk Fatih Özer’in Arnavutluk’ta yakalandığını aktardı.
Türkiye’nin sadece içeride değil dışarıda da takipleri gerçekleştirdiğini ifade eden Soylu, “Kimse bunun kolay olduğunu zannetmesin. Çünkü bunlar ülkeden ülkeye geçiyor ve arkadaşlarımız bütün ülkelerde istihbari ağlarla ve Milli İstihbarat Teşkilatıyla beraber bunu sağlamaya çalışıyor.” dedi.
Hablemitoğlu suikastının zanlılarından firari emekli albay Mustafa Levent Göktaş’ın yakalanması sürecine ilişkin ise Soylu, şunları kaydetti:
*Yaklaşık 4 gün önce Svilengrad şehrinde Levent Göktaş kaçak olarak Bulgar güvenlik güçleri tarafından yakalandı. Biz bunu haber aldık.
*Hem Milli İstihbarat Teşkilatı hem biz, ben iki defa Bulgaristan İçişleri Bakanı’yla bu konuda görüştüm, Bulgaristan Büyükelçiliğimiz, Dışişleri Bakanlığımız, aynı zamanda Interpol birimimiz… Orada yakalandıktan sonra serbest bırakılmıştı.
*Bundan Türkiye kamuoyunun bir bilgisi yok. Bir ödeme karşılığı, kendi iç kanunları çerçevesinde…
*Biz bunun üzerine tekrar yüklendik ve neticede dün akşam itibarıyla gözaltına alındı ve biyometrik verileriyle bizim aradığımız kişi olduğu belirlendi.
*Ama bundan önce, orada olduğunu öğrenince Interpol üzerinden hemen kırmızı bülten çıkardık.
*24 saat içerisinde kırmızı bülteni Bulgaristan makamlarına ve komşu ülkelerin makamlarına da iletmiş olduk.
Göktaş’ın yakalandığı haberinin dün akşam itibarıyla geldiğini belirten Soylu, bugün ilgili birimlerin Bulgaristan makamlarıyla görüşeceğini söyledi.
Levent Göktaş’ın iadesine ilişkin bilgi veren Soylu, “İki türlü yöntem vardır, bir deport yöntemi, deport edebilirler, ikincisi de mahkeme süreci. Hangisini tercih edeceklerse biz iki sürece de talibiz. Ama deport yöntemi bizim için daha basit bir süreç. Mahkeme süreci biraz daha uzun bir süreç ama biz iki süreci de takip ediyoruz. Hem Arnavutluk’ta hem Bulgaristan’da hem Karadağ’da hem İtalya’da hem de Arjantin’de takip ediyoruz.” şeklinde konuştu.
Necip Hablemitoğlu kimdir? Necip Hablemitoğlu neden öldü? Necip Hablemitoğlu’nun hayatı
Necip Hablemitoğlu, 18 Aralık 2002 yılında uğradığı bir suikast sonucu öldürüldü. Suikaste uğramasının ardında pek çok iddia ortaya atıldı. Hablemitoğlu özellikle Gülen Hareketi’nin örgütlenmesi ile ilgili bir çok araştırma yapmış ve kitaplar yazmıştı. Peki, Necip Hablemitoğlu kimdir? Necip Hablemitoğlu neden öldü?
2002 yılında uğradığı suikast sonucu hayatını kaybeden Necip Hablemitoğlu yazdığı “Köstebek” kitabı ile Fethullah Gülen’in cemaat yapılanmasını, organizasyonunu ve eylemlerini anlatan Dr. Necip Hablemitoğlu 2002 yılında suikaste uğradı ve hayatını kaybetti. İşte Necip Hablemitoğlu’nun hayatı…
NECİP HABLEMİTOĞLU KİMDİR?
Necip Hablemitoğlu (28 Kasım 1954, Ankara – 18 Aralık 2002, Ankara), Türk tarihçi ve yazar.
Evinin önünde uğradığı suikast sonucu 18 Aralık 2002 tarihinde hayatını kaybetmiştir. Bu suikastın failleri halen bulunamamıştır. Ancak Ergenekon Davası tutuklu sanıklarından Osman Yıldırım ifadesinde Hablemitoğlu’nu Osman Gürbüz’ün öldürdüğünü ve Veli Küçük ile Muzaffer Tekin’in azmettirdiğini iddia etmiştir. Ayrıca MİT Kontrterör Dairesi eski başkanı Mehmet Eymür “Hablemitoğlu, askerî ihalelerle ilgili (yolsuzluk.com’a) bilgi sızdıranca Ergenekon’un hedefi haline gelmiş olabilir…” demiştir.
Evli ve iki kız çocuk babası olan Necip Hablemitoğlu Türkiye dışındaki Türk topluluklarının yakın tarihi ile ilgili olarak çalışmalar yapmıştır. Orta Avrupa ve Balkanlar’da Türk eserleri, Türk azınlıkları ve Türk şehitlikleri konularında alan çalışmaları yürütmüş, ve bu konularda çeşitli projelerde aktif rol almıştır. Çalışma alanına ilişkin çok sayıda kitap ve makalesi bulunan Hablemitoğlu, öldürüldüğü 18 Aralık 2002 tarihine kadar Ankara Üniversitesi’nde doçent doktor öğretim görevlisi olarak yirmi yıl süresince Atatürk ilkeleri ve devrim tarihi derslerini verdi.
Kendisi gibi öğretim üyesi olan Prof. Dr. Şengül Hablemitoğlu ile evli, Kanije ve Uyvar adlarında iki kız çocuk babasıydı.
NECİP HABLEMİTOĞLU SUİKAKSTİ
Dr. Necip Hablemitoğlu, 18 Aralık 2002 tarihinde evinin önünde uğradığı silahlı saldırı sonucunda hayata gözlerini kapadı. 21 Aralık 2002’de cenazesi Karşıyaka Mezarlığı’na defnedildi. Köstebek isimli kitabı ölümünden sonra basılmıştır. Cinayet sonrasında Hablemitoğlu’nun elektronik postasına ve telefonuna gelen tehdit telefonları emniyet mensuplarınca incelenmek üzere alınmıştır. Ailesinin İçişleri Bakanlığı aleyhine Ankara 5. İdare Mahkemesi’nde açtığı dava neticesinde, İçişleri Bakanlığı 40 bin lira manevi tazminat ödemeye mahkûm edildi. İçişleri Bakanlığı, savunmasında Hablemitoğlu’nun cinayetini “adi bir cinayet vak’ası” olarak değerlendirdiğini bildirmişti. Ayrıca cinayetin üzerinden 7 sene geçmesine rağmen İçişleri Bakanlığı hâlâ “hazırlık soruşturmasının” sürmekte olduğunu bildirmektedir.
Ölümü üzerine birçok iddia ortaya atılmıştır. Bir teoriye göre Bergama ve Alman Vakıfları üzerine araştırmaları nedeniyle, Alman GSG 9 timleri tarafından öldürülmüştür. Bir diğer teoriye göre ise Hablemitoğlu laiklik konusundaki hassasiyeti nedeniyle öldürülmüştür.
Bir diğer görüşe göre iseHablemitoğlu Ergenekon örgütü tarafından öldürülmüştür. Suç İslami kesime yıkılarak hem kendilerini kamufle etmişler hem de seküler kesimi kışkırtmışlardır. Ergenekon davasında tanıklar tarafından mahkemede verilen ifadelerde de dile getirilen bu görüşe göre;Necip Hablemitoğlu, 18 Aralık 2002 tarihinde öldürüldü. Ölmeden önceki son araştırması, Alman vakıflarının Türkiye’deki faaliyetleri üzerineydi. Hablemitoğlu, üzerinde çalıştığı Alman vakıfları dosyasında ulaştığı yeni ve çok önemli bilgileri 8 gün sonra, 26 Aralık 2002’de Ankara 1. Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde görülmeye başlanacak 15 sanıklı ‘Alman Vakıfları’ davasında açıklayacaktı. Araştırmalarıyla, Alman vakıflarının Türkiye’de yasal olmayan çalışmalar yaptığı, etnik ve mezhepsel ayrılıkları körüklediği ve altın madeni karşıtlarını örgütlediği yönünde çok önemli bilgilere ulaştığı ileri sürülen Ankara Üniversitesi öğretim görevlisi Doç. Dr. Necip Hablemitoğlu, bu iddialarının ele alınacağı davaya bir hafta kala evinin önünde uğradığı silahlı saldırıyla öldürüldü. Hablemitoğlu’nun ölümünde Ergenekon örgütünün parmağı olduğunu iddia edenler, Ergenekon davası firari sanığı Bedrettin Dalan’a Alman devleti tarafından sahte pasaport verildiğinin ortaya çıkmasını ve Ergenekon sanıklarına Alman vakıflarından para yardımı yapıldığının belgelenmesi gibi ayrıntıları da hatırlatıyor ve örgütün Almanya bağlantılarının çok güçlü olduğunu savunuyorlar.
Ergenekon davası tutuklu sanıklarından Osman Yıldırım; Veli Küçük, Muzaffer Tekin ve Osman Gürbüz ile yaptıkları bir toplantıda kendisine 1 milyon dolar karşılığı Necip Hablemitoğlu’nu öldürmeyi teklif ettiklerini ve kendisi bunu kabul etmeyince Veli Küçük’ün Osman Gürbüz’e, ‘Osman bu iş yine sana kaldı’ dediğini ve 6-7 ay sonra Osman Gürbüz’ü gördüğümde Hablemitoğlu’nun parasını kumar masalarında bitirdik dediğini Ergenekon davası iddianamesinde ifade etmiştir.
Ayrıca MİT Kontrterör Dairesi eski başkanı Mehmet Eymür’de, Necip Hablemitoğlu’nun askeri ihalelerdeki usulsüzlükleri yolsuzluk.com sitesine gönderdiği için suikasta uğramış olabileceğini iddia etmiştir
Benzer ifadeleri daha sonra Önder Aytaç da kullanmıştır. Ancak Necip Hablemitoğlu Köstebek isimli kitabının 162. sayfasında yolsuzluk.com sitesini olumsuzlamaktadır.
Ankara Cumhuriyet Savcılığı, Hablemitoğlu’nun ölümünden 13 yıl sonra yeniden Necip Hablemitoğlu dosyasını açtı. Suikastla ilgili delillerden yola çıkarak yeniden inceleme yapılacağı açıklandı.
Katil zanlıları arasında olarak değerlendirilen şüpheli Nuri Gökhan Bozkır adlı kişi Ukrayna’da yakalanmıştır. Türkiye’ye iadesiyle ilgili mahkeme devam etmektedir.
Necip Hablemitoğlu kimdir? Necip Hablemitoğlu neden öldü? Necip Hablemitoğlu’nun hayatıNecip Hablemitoğlu
NECİP HABLEMİTOĞLU’NUN AKADEMİK GEÇMİŞİ VE ESERLERİ
Hablemitoğlu, 1977 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Basın Yayın Yüksek Okulu’ndan mezun oldu. 1977-1978 yıllarında “Dilde, Fikirde, İşde Birlik” adlı aylık bir dergi yayımladı. Uzun yıllar çeşitli kuruluşlarda basın müşaviri olarak çalıştıktan sonra Ankara Üniversitesi Türk İnkılap Tarihi Enstitüsü’nde yüksek lisans ve doktora yaptı.
Türk azınlıkları
Türkiye dışındaki Türk topluluklarının yakın tarihi ile ilgili olarak çalışmalar yapan Hablemitoğlu, Orta Avrupa ve Balkanlar’da Türk eserleri, Türk azınlıkları ve Türk şehitlikleri konularında alan çalışmaları yürüttü. Bu çalışmalar çeşitli gazetelerde yazı dizisi olarak yayınlandı. 1995-1996 yılları arasında Birleşmiş Milletler’in UNDP projesinde görev alarak Moldova’da Gagavuz Türklerinin Latin alfabesine geçişi ile ilgili olarak danışmanlık hizmeti verdi. Buradaki görevi sırasında, Cumhuriyet döneminin başında bölgede Atatürk tarafından görevlendirilen öğretmenlerin bulunduğunu belirleyerek, bu öğretmenlerin bugün yaşayan öğrencilerinin anılarını derledi ve bir kısmını”Kemal’in Öğretmenleri” başlığı ile yayınladı.
Çalışma alanına ilişkin çok sayıda kitap ve makalesi bulunan Hablemitoğlu, öldürüldüğü 18 Aralık 2002 tarihine kadar Ankara Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olarak yirmi yıl süresince Atatürk ilkeleri ve devrim tarihi derslerini verdi.
Kırım Türkleri
İlk kitabı, II. Dünya Savaşı sırasında Sovyet Rusya tarafından Kırım Türklerinin kendi topraklarından zorunlu göç ettirilişini anlatan ve 1974 yılında yayımlanan “Yüzbinlerin Sürgünü”‘ dür.
Hablemitoğlu’nun özellikle Türkiye dışında yaşayan Türk toplulukları ve Kırım Türkleri konusunda yayınlanmış tarihi belgelere dayalı çok sayıda makalesi bulunmaktadır. Ailesi Bulgaristan Büyük Oranköy’den (Golyamo Vranovo) Türkiye’ye göç etmiş Kırım Türklerinden olan Dr. Necip Hablemitoğlu, Kırım Türklerinin Türkçü lideri İsmail Gaspıralı’ya ait tarihi belgelerden oluşan bir arşive de sahipti.
Alman vakıfları ve Bergama dosyası
Ayrıca, Türkiye’de ve yurt dışında faaliyet gösteren bölücü terör örgütleri ve Alman vakıfları ile Avrupa Birliği uyum yasaları içinde yer alan vakıflar yasası konularında çeşitli araştırmaları bulunan Hablemitoğlu, çalışma alanına ilişkin Türkiye’de ve yabancı ülkelerde sempozyum, panel gibi toplantılarda sayısız konferanslar verdi, çeşitli televizyon ve radyo programlarına katıldı ve bu çalışmalarını Alman Vakıfları ve Bergama Dosyası adlı kitabında topladı.
Köstebek kitabı
Öldürüldüğü için tamamlayamadığı Köstebek isimli araştırma kitabında Gülen hareketinin örgütlennmesini yazdı. Kitap, vefatından sonra bitirilememiş haliyle yayınlandı. Bu kitabında hareket mensuplarının yabancı devletler adına gönüllü casusluk yaptıklarını iddia etmiştir.
Necip Hablemitoğlu kimdir? Necip Hablemitoğlu neden öldü? Necip Hablemitoğlu’nun hayatı
Köstebek kitabı/ Görüntü: D&R
Bibliyografya
Gaspıralı İsmail, 2006, Birharf Yayınları, ISBN 975-9198-70-3
Milli Mücadele’de Yesil Ordu Cemiyeti, 2006, Birharf Yayınları, ISBN 975-9198-24-X
Çarlık Rusyası’nda Türk Kongreleri (1905-1917) 2005, Toplumsal Dönüşüm Yayınları, ISBN 975-6448-83-0
Sovyet Rusya’da Devlet Terörü, 2004, Toplumsal Dönüşüm Yayınları, ISBN 975-6448-81-4
Terör’ün ve Batının Kıskacındaki Ülke: Türkiye, 2003, ISBN 9756441245
Köstebek, 2003, Birharf Yayınları, ISBN 975-6774-94-0
Kırım’da Türk Soykırımı, 2002, Iq Kültür Sanat Yayıncılık, ISBN 975-6618-44-2
Alman Vakıfları ve Bergama Dosyası, 2001, Pozitif Yayıncılık, ISBN 975-9198-45-2
Şefika Gaspıralı ve Rusya’da Türk Kadın Hareketi (1893-1920), Toplumsal Dönüşüm Yayınları, ISBN 975-6448-80-6
Yüzbinlerin Sürgünü, 1997, Toplumsal Dönüşüm Yayınları, ISBN 975-6448-78-4
Sovyet Rusya’da Devlet Terörü
İlk olarak 1974 yılında yayımlanmıştır, ve kendisinin de ilk kitabıdır. Araştırmada Sovyet Rusya’daki işçi kampları (kitapta ölüm kampları olarak geçmektedir), bu kamplardaki hayat koşulları ve gündelik hayat, kamplara giriş çıkış, kamplardaki şartlar ile dış dünyadaki olayların parallelliği (İkinci Dünya Savaşı gibi) sayısal bilgiler ön planda tutularak bilimsel metottan uzaklaşmadan ele alınmıştır.
NECİP HABLEMİTOĞLU’NUN ALDIĞI ÖDÜLLER
Ölümünden sonra 2002 Sertel Demokrasi Ödülü’ne layık görülmüştür fakat eşi ödülü almayı kabul etmemiştir.