Kronik stres sperm kalitesini düşürüyor
Modern yaşamın getirdiği yoğun iş temposu ve finansal kaygıların, erkek üreme sağlığını da olumsuz etkilediği belirtildi. Uzmanlar, kronik stresin sperm kalitesini ve miktarını doğrudan düşürdüğünü, hiçbir belirti vermeyen “sessiz kısırlık” vakalarının arkasında da aylarca süren stresin bulunabileceğini ifade etti.
Kaynak metne göre, vücudun stres anında salgıladığı kortizol ve adrenalin hormonları kısa süreli durumlarda koruyucu etki gösterse de, uzun vadede üreme sistemi üzerinde olumsuz sonuçlar doğuruyor. Erkeklerde sperm üretimi, olgunlaşması ve dışarı atılması yaklaşık 60 ila 90 günlük bir döngüyü kapsadığı için, bugün yaşanan ağır bir stres döneminin etkisi yaklaşık üç ay sonraki sperm kalitesinde görülebiliyor.
Kortizol ve adrenalin sperm üretimini durduruyor
Kronik stresin yalnızca hormon dengesini bozmakla kalmadığı, aynı zamanda vücutta oksidatif stres yaratarak sperm hücrelerine doğrudan fiziksel zarar verdiği aktarıldı. 1.200’den fazla erkek üzerinde yapılan araştırmalarda, stres düzeyi en yüksek grubun kontrol grubuna göre daha düşük sperm konsantrasyonu ve hareketliliğine sahip olduğu belirtildi.
Uzmanlar, erkekler arasında yaygın olan “sağlıklı cinsel yaşam yüksek doğurganlık anlamına gelir” düşüncesinin doğru olmadığını vurguladı. Performans sorunu yaşamayan bir erkekte de sperm sayısı veya yapısında ciddi sorunlar bulunabileceği, bu nedenle doğurganlık değerlendirmesinde yalnızca cinsel performansın ölçüt alınamayacağı kaydedildi.
Cinsel performans ve doğurganlık aynı şey değil
Doğurganlık değerlendirmesi için kadın partnerin yaşına göre 6 ay ile 1 yıllık başarısız deneme süresi beklense de, geçmişinde testis travması, cerrahi operasyon veya genetik yatkınlık bulunan erkeklerin bu süreyi beklemeden uzman muayenesine başvurmasının tavsiye edildiği bildirildi. Sperm analizinin sayı, hareketlilik ve yapısal özelliklerin incelenmesi açısından en etkili tanı yöntemi olarak öne çıktığı, ayrıca stresin tetiklediği uyku bozuklukları, kilo artışı ve madde kullanımı gibi ikincil etkenlerin de birlikte değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.
Bilim insanları, stresin sperm üzerindeki olumsuz etkilerini azaltmak için yaşam tarzı değişikliklerinin önemine işaret etti. Günde 7 ila 9 saat kaliteli uyku, düzenli fiziksel aktivite, kilo kontrolü, nikotin, alkol ve diğer maddelerden uzak durulması, antioksidan bakımından zengin ve işlenmiş gıdalardan uzak beslenme ile sosyal medyadaki “ideal aile” ve “bebek duyurusu” içeriklerinden uzak kalınmasının kaygı düzeyini düşürmede etkili olabileceği belirtildi.