Göç düzenlemesinde şiddet mağdurları için risk uyarısı
Hükümetin yeni göç düzenlemeleri vize süresini aşan kişilere yönelik denetimleri artırıyor. Uzmanlar, aile içi şiddet yaşayan geçici göçmenlerin yardım istemekten kaçınabileceğini belirtiyor.
Avustralya’nın yeni göç politikası, aile içi şiddet yaşayan geçici vize sahiplerinin korunmasına ilişkin yeni bir tartışma başlattı.
Home Affairs Minister Tony Burke’ün açıkladığı düzenlemeler, vize süresini aşan kişilere yönelik denetimleri ve yaptırımları artırmayı amaçlıyor.
Ancak göçmen kadınlar ve aile içi şiddet konusunda çalışan uzmanlar, sistem içinde mağdurları koruyacak ayrı bir güvenlik mekanizması kurulmazsa düzenlemenin istenmeyen sonuçlar doğurabileceğini belirtiyor.
VİZE STATÜSÜ BASKI ARACINA DÖNÜŞEBİLİR
Monash University’den Profesör Marie Segrave, geçici vizeyle Avustralya’da bulunan aile içi şiddet mağdurlarının hâlihazırda yardım hizmetlerine erişimde ciddi engeller yaşadığını belirtiyor.
Segrave’e göre bazı saldırganlar mağdurun göçmenlik statüsünü kontrol aracı olarak kullanabiliyor.
Vizenin iptal edileceği, kişinin sınır dışı edileceği veya çocuklarından ayrılacağı yönündeki tehditler mağdurun yardım istemesini zorlaştırabiliyor.
Yeni denetimlerin bu korkuyu daha da artırabileceği uyarısı yapılıyor.
GEÇİCİ VİZE SAHİPLERİ DAHA SAVUNMASIZ
Geçici vize sahipleri, aile içi şiddet yaşadıklarında kalıcı oturum sahibi kişilere kıyasla daha karmaşık seçeneklerle karşılaşabiliyor.
Vizenin eşe veya partnere bağlı olduğu durumlarda ekonomik bağımlılık ve göçmenlik statüsü mağdurun hareket alanını daha da daraltabiliyor.
Uzmanlar polise veya destek kuruluşlarına başvuran kişinin vize statüsü nedeniyle cezalandırılmayacağından emin olması gerektiğini savunuyor.
ARAŞTIRMALAR RİSKİ ORTAYA KOYUYOR
Avustralya’da göçmen ve mülteci kadınlarla yapılan geniş ölçekli araştırmalar, yaklaşık her üç kadından birinin aile içi veya aile kaynaklı şiddet yaşadığını ortaya koymuştu.
Uzmanlar bu nedenle göç politikasındaki değişikliklerin yalnız sınır kontrolü açısından değil, mağdurların güvenliği açısından da değerlendirilmesi gerektiğini söylüyor.
Bu uyarılar hükümet politikasının kesin olarak aile içi şiddeti artıracağı anlamına gelmiyor.
Uzmanların temel talebi, uygulamanın mağdurların yardım istemesini engellemeyecek özel koruma mekanizmalarıyla desteklenmesi.


Yorum Yazın