Merkez Bankası Faiz Kararı Öncesi Enflasyon Riskini Vurguladı
| Lisans: Yeni Vatan editoryal kullanımı — AI üretimi
Avustralya Merkez Bankası (RBA) Başkan Yardımcısı Andrew Hauser, enflasyon görünümünün ağustos tahminlerinden daha kötü olduğunu ve bankanın faiz kararı öncesinde güç bir dengeyle karşı karşıya bulunduğunu açıkladı. Henüz yeni bir faiz kararı alınmadı.
Avustralya Merkez Bankası (RBA) Başkan Yardımcısı Andrew Hauser, 21 Ekim'de Sydney'de katıldığı yatırım konferansında enflasyon görünümünün bankanın ağustos ayındaki tahminlerinden belirgin biçimde kötüleştiğini söyledi. Hauser, faizleri daha fazla artırarak fiyat baskılarını azaltmak ile ekonomik faaliyetleri ve istihdamı korumak arasında zor bir tercih yapmak zorunda kalınabileceğini belirtti. Bu açıklama, yeni bir faiz kararı alındığı anlamına gelmiyor.
Hauser, bankanın yıl içinde şubat, mart ve mayıs aylarında, ardından eylülde faiz artırdığını hatırlattı. Eylüldeki artışın ardından daha fazla sıkılaştırma gerekirse buna hazır olunduğu yönündeki tutumun sürdüğünü anlattı. Bankanın önümüzdeki toplantı için ekonomik tahminlerini hâlâ tamamladığını ve kararın kesinleşmediğini ifade etti.
Petrol fiyatları ve yapay zekâ yatırımları
Başkan Yardımcısı, Orta Doğu'daki çatışmaların petrol fiyatlarını yukarı çektiğini, petrolün ağustos projeksiyonlarında varsayılandan yaklaşık üçte bir daha pahalı olduğunu söyledi. Yapay zekâ teknolojilerine yönelik yatırımların ve veri merkezi inşaatlarının talebi güçlendirdiğini, bunun da enflasyon açısından yukarı yönlü risk oluşturduğunu belirtti.
Hauser, bazı işletmelerin yıllık yüzde 3 ila 3,5 civarındaki enflasyonu yeni normal olarak görmeye başladığını gösteren işaretlerden kaygı duyduklarını aktardı. Merkez Bankası açısından temel sorunlardan birinin, fiyat artışlarının hedefin üzerinde kalacağı beklentisinin toplumda yerleşmesi olduğunu vurguladı.
İstihdam ve mortgage ödemeleri dengede
Hauser, yüksek faizlerin konut kredisi ödeyen haneleri zorladığının farkında olduklarını söyledi. Bankanın artan mali sıkıntı bildirimlerini ve hane halkının zayıflayan güvenini izlediğini kaydetti. Öte yandan iş gücü piyasasındaki yavaşlama ve tüketimdeki ılımlı seyir, sıkı para politikasının ekonomiyi etkilediğine işaret ediyor.
Hauser'a göre faizlerin daha fazla artırılması ekonomik faaliyetleri ve istihdamı zayıflatabilir; buna karşılık enflasyon beklentilerinin yükselmesine izin verilmesi daha kalıcı maliyetler doğurabilir. Bu nedenle yönetim kurulunun önündeki seçenekleri ekonomik veriler ışığında değerlendirmesi gerekiyor.


Yorum Yazın