Öğrencinin sınav erteleme talebine tepki çeken yanıt
Anti-Semitizm kraliyet komisyonunda gündeme gelen olayda, kampüsteki Filistin yanlısı protestolar, öğrenci güvenliği tartışmaları ve ifade özgürlüğüne ilişkin kaygılar da ele alındı.
Gazze’de ailesinden birden fazla kişiyi kaybettiğini belirten bir üniversite öğrencisinden, sınav süresi uzatımı için ölüm belgesi istenmesi, anti-Semitizm kraliyet komisyonundaki oturumda gündeme geldi.
Komisyona sunulan bilgilerde, öğrencinin yas süreci nedeniyle değerlendirme için ek süre talep ettiği, ancak her bir ölüm için belge sunmasının istendiği aktarıldı. Avustralya Filistin Savunuculuk Ağı adına konuşan avukat Yasser Bakri, öğrencinin danışmanının her ölüm için kanıt alınması gerektiğini söylediğini komisyona aktardı. Üniversitenin vekil akademik işler sorumlusu Joan Leach, sınav talebinin reddedilmesinden haberdar olmadığını, ancak öğrenciye verilen yanıtın empati içermediğini ve uygun olmadığını söyledi.
Kampüsteki protestolar da gündemde
Joan Leach ile üniversitenin vekil rektörü Rebekah Brown, komisyonun Gazze’deki İsrail eylemlerine yönelik eleştiri ile anti-Semitizm arasındaki ayrımı irdelediği oturumda soruları yanıtladı. Oturumdan kısa süre önce yayımlanan ve aralarında Amnesty International, Human Rights Law Centre ve National Union of Students’ın da bulunduğu 40’tan fazla grup tarafından imzalanan ortak açıklamada, üniversitelerde protesto ve siyasi ifadeyi sınırlayan önlemlerden “ciddi” endişe duyulduğu belirtildi.
Açıklamada, üniversitelerin kapalı ve açık alanlar ile çevrim içi ortamlar dahil olmak üzere barışçıl protestolara izin verme yönünde hareket etmesi gerektiği savunuldu. Gruplar ayrıca kampüslerde rahatsızlık yaratan protestolara da alan tanınmasını ve üniversitelerin ırkçılıkla daha etkili mücadele etmesini istedi.
Soruşturmalar ve yeni birim
Leach, kampüsteki Filistin yanlısı çadır eyleminin “psikososyal riskler” doğurduğunu ve bazı öğrencilerin kendini güvensiz hissetmesine yol açtığını kabul etti. 2024’te 110 gün süren eylem, Avustralya üniversiteleri arasındaki en uzun süreli protestolardan biri olmuştu. ANU for Palestine ise o dönemde çadır eyleminin, üniversitenin “polisi üzerlerine çağırması, sansür uygulaması ve kendileri hakkında yalan söylemesi” sonrasında “sürdürülemez” hale geldiğini belirtti. Leach, protestoya yönelik resmi müdahalenin öğrenciler için risk oluşturmaya başladığı için haklı olduğunu söyledi.
Üniversite ayrıca 2025’te bir öğrenci birliği toplantısında yapıldığı öne sürülen Nazi selamına ilişkin soruşturma yürüttüğünü doğruladı. Kısmen görüntülere yansıyan olayda, hareketin Nazi selamı olup olmadığı belirlenemedi ve bunun kişinin karakterine aykırı olacağı değerlendirilerek uygunsuz davranış tespiti yapılmadı.
Üniversitede ağustosta, şikayetler için merkezi ve travma bilgili bir başvuru noktası olarak çalışacak bir dürüstlük ofisinin kurulacağı da açıklandı. Bu birimin 2025’te, çadır eylemiyle ilgili olmayan nedenlerle ve üniversitenin Sağlık ve Tıp Fakültesi’nde ortaya çıkarılan uygunsuz davranışları inceleyen bir değerlendirmenin ardından tavsiye edildiği belirtildi.
Batı Sidney Üniversitesi Şansölyesi Jennifer Westacott’ın komisyona çıkması planlanmasa da, soruşturmaya kişisel bir sunum yaptığı aktarıldı. Westacott, Avustralya’da yakın dönemde anti-Semitik olaylardaki artışın kolektif liderlik başarısızlığı olduğunu söyledi. Yahudi karşıtı nefretin normalleşmesinin “14 Aralık katliamının öncüllerini yarattığını” belirten Westacott’ın, Yahudi sivil toplum kuruluşu Dor Foundation yönetim kurulunda da yer aldığı ifade edildi.

Yorum Yazın