Avustralya ve Dünyada internet nasıl denetleniyor
SYDNEY –
Bazı ülkeler, kendi kanunlarına ters olan içerik ve paylaşımların kaldırılmasından sosyal medya ortamlarini sorumlu tutan ve gerekli yapılmaması durumunda durumunda da firmalara cezai müeyyide öngören aranjmanlara sahip.
Daha yoğun kontrollerin olduğu memleketlerde ise bilgi paylaşımı isteklerinin gerçekleştirilmemesi durumunda sosyal medya platformlarının yasaklanmasını öngören regülasyonlar bulunuyor.
Avustralya
Avustralya, 2015 ve 2019 senelerinde sosyal medya firmalarının içeriklerle ilgili sorumluluklarını tanımlayan ve cezai yaptırımlar öngören yasal düzenlemeler yaptı.
İlk düzenleme, 2014 senesinde televizyon spikeri Charlotte Dawson’ın Twitter’dan maruz kaldığı siber zorbalığından dolay intiharının ardından yapıldı.
İnternet Güvenliğinin Artırılması Kanunu kapsamında, eGüvenlik Komiserliği yapılandırıldı ve bu komiserliğe, sosyal medyada diğer kişilere hakaret ya da aşağılama içeren gönderilerin kaldırmalarını isteme yetkisi verildi. 2018 yılında intikam pornosu da kanun kapsamı altına alındı.
Bu içerikli yayınlar 48 saatin içinde kaldırılmayan firmalara 300 bin avroya kadar; içeriği yayınlayan bireylere de 60 bin avroya kadar nakit para cezası verilmesi öngörülüyor.
Yapılan ikinci düzenleme de Yeni Zelanda’da Mart 2019’da iki camiye düzenlenen ve sosyal medyadan canlı şekilde gösterilen saldırıdan yapıldı.
Nefret Uyandırıcı Şiddet Barındıran Materyal Kanunu ile sosyal medya firmaların içerik kaldırma taleplerine uymaması halinde yöneticilerine üç yıla kadar hapis cezası verilmesi öngörülüyor. Ayrıca şirketlere de küresel cirolarının yüzde 10’una kadar para cezası kesilebilecek.
Dünyadaki diğer ülkelerde, sosyal medya konusunda nasıl düzenlemeler var?
İngiltere
İngiltere’de bulunan sosyal medya şirketlerinin içeriklerdeki kontrolünün sıkılaştırılması konusu, şubat ayında on dört yaşında bir gencin Instagram’da bulunan şiddet içerikli görüntülere baktıktan sonra intihar etmesinin ardından gündeme getirildi.
Hükümet, medya teftiş kurumu Ofcom’un sosyal medya platformları üzerindeki denetleme yetkisinin artırılabileceğini duyuruldu.
Ancak bu yapılandırmaların ayrıntıları ve teftiş yetkisinin verileceği müessesenin Ofcom olup olmayacağı henüz netleşmiş değil.
Mevzuyla alakalı süreç hali hazırda devam ediyor. Öngörülen düzenlemeler kapsamında, teknoloji firmalarının platformları üzerindeki içeriklerden ve öbür kullanıcıların zarar verici içeriklere karşı korunmasından mesul tutulması öngörülüyor.
Ayrıca, şiddet kapsayan, terörle iletişimli, siber zorbalık ve çocuk istismarı gibi kategorilere girebilecek içeriklerin süratli bir biçimde kaldırılması arz ediliyor. Buna uymayan firmalara ise ceza uygulanması da tasarlanıyor.
Ofcom Başkanı Melanie Dawes, haziran da Parlamento’nun Dijital, Kültür, Medya ve Spor Komitesi’ndeki konuşmasında, olumsuz ve tehlikeli içerikler konusunda önlemler almayan sosyal medya firmalarına mahkeme açılması veya ulaşımın yasaklanması olasılıklarını saf dışı etmediklerini de söyledi.
Almanya
Almanya’da NetzDG adıyla anılan yasal düzenleme 2018 yılının başında uygulamaya girdi. Bu kanun, ülkede iki milyondan fazla kayıtlı kullanıcıya sahip teknoloji şirketleriyle ilgili düzenlemeler içeriyor.
Kanunda, bu şirket platformları içinde yer alan içeriklere gelen şikayetlerin değerlendirilmesiyle ilgili uygulama programı oluşturması, yasalara açıkça aykırılık bulunduran içeriklerin 24 saat içinde silinmesi ve bu konu ile ilgili attıkları adımlarla ilgili altı aylık rapor yayınlamaları gerekiyor.
Yapılan düzenlemelere karşı gelen kişilere ise cezai yaptırım uygulaması öngörülüyor. Bireyler için en yüksek para cezası 5 milyon, firmalar için ise 50 milyon euro şeklinde belirlendi.
Kanun kapsamında ilk ceza Temmuz 2019’da Facebook’a uygulandı. Hükümet, Almanya’daki platformlarında var olan kanunsuz faaliyetlerle alakalı yeterli bilgi vermediği için Facebook’a 2 milyon euro ceza kesti.
Facebook ise yasanın muğlak olduğunu ve daha da netleştirilmesi gerektiğini söyleyerek, cezaya itiraz etti.
Fransa
Fransa Parlamentosu, Mayıs 2020’de internette nefret söylemlerini engellemeye için bir kanun düzenlemesini kabul etti.
Oluşturulan yeni düzenlemeler içinde, 24 saat süresi içerisinde ırk, din, cinsel yönelim ve cinsiyet temelli nefret söyleminin yanı sıra cinsel taciz kapsamı konusuna giren içerik paylaşımlarının kaldırılması isteniyor.
Terör ve çocuklara yönelik istismar alanlarındaki içerikli paylaşımların kaldırılması için öngörülen zaman ise bir saat olarak tanımlanıyor.
Bu gonderileri kaldırmayan sosyal medya firmalarına 1,25 milyon euroya kadar para cezası kesilebilecek.
Bu kanun, Fransa’da tartışma konusu oldu. Hukukçular ve ifade özgürlüğü alanında faaliyet gösteren kuruluşlar, bu kanunun hükümete internetteki içerikleri sansürlemek konusunda büyük bir yetki alanı tanıdığı eleştirisi yöneltiyor.
Rusya
Rusya’da son birkaç seneden beri internete yönelik bir dizi düzenlemeler uygulamaya koydu.
En son Kasım ayında yürürlüğe giren düzenlemeler, uygulayıcı kurumlara “acil bir durum sırasında” interneti kapama yetkisi veriyor. Fakat bunun nasıl uygulanabileceği yasada net bir sekilde belirtilmiyor.
Diğer bir başka düzenleme de 2015 yılında olusturuldu. Yapilan bu düzenlemeyle sosyal medya servislerinin Rus vatandaşlarıyla ilgili atalarin bulunduğu sunucuları Rusya’da bulundurma zorunluluğu getiriliyor.
Bu karara uymadığı sebeb gösterilerek LinkedIn’e erişim kapatılırken, Facebook ve Twitter’a da bu zorunluluğa nasıl bir uyum gösterebileceklerine ait net bir plan ortaya koyamadıklarından dolayı para cezası ile cezalandırılanlar .
Çin
Dünyadaki en sert kısıtlamalar ve uygulamalarin oldugu yerlerin ilk sıralarında Çin geliyor.
Çin’de Twitter, Google ve WhatsApp gibi sitelere ulaşım yasağı bulunuyor. Bir Hayli kullanıcı VPN kullanarak, bu yasağı aşmaya çalışıyor.
Çin’de genellikle olarak Weibo, Baidu ve WeChat gibi Çinli şirketlerin geliştirdiği sosyal medya platformları kullanılıyor.
Çin Siber Alem İdaresi, geçtiğimiz senel içerisinde 700’den fazla internet sitesini kapattığını ve 10 bine yakın mobil aplikasyonu da “temizlediğini” açıkladı. Kapatılan siteler arasında kanunsuz bahis uygulamaları ve sitelerinin yanı sıra bireysel verileri çalmak amaçlı geliştirilen sahte programlar da yer alıyor.
Çin’de sosyal medya platformlarını ve kullanıcılarının mesajlarini izleyen ve siyaseten hassas olarak değerlendirilen içerikleri belirleyen yüzbinlerce siber polis bulunuyor.
Avrupa Birliği
Avrupa Birliği, özellikle terör propagandasını engellemeye yönelik kısıtlayıcı önlemler almaya hazırlanıyor.
Böylelikle, sosyal medya platformlarının radikal fikirlerle alakalı paylaşımları bir saat içerisinde kaldırmamaları durumunda para cezası kesilmesine olanak tanınması öngörülüyor.
Avrupa Birliği ülkeleri içinde uygulamada olan Genel Veri Koruma Düzenlemesi (GDPR) ile içinde sosyal medya firmalarinin da bulunduğu teknoloji firmalarının, kullanıcıları ile alakali verilerin depolaması ve kullanımına yönelik düzenlemeler getiriyor.
AB’de telif hakları ile ilgili de sıkı düzenlemeler bulunuyor. Telif haklarının ihlali durumunda, bu içeriği kaldırmayan teknoloji firmalarına yaptırım uygulanması öngörülüyor.
Sosyal medya şirketleri
Sosyal medya konusunda genel bir denetim sistemi bulunmuyor. Genellikle ülkeler kendileri kanuni düzenlemelere giderken, sosyal medya şirketleri de kendi platformları ile ilgili kontrol ve denetimleri mekanizmaları kurduklarını söylemekteler.
YouTube, düzenli olarak “uygunsuz içeriklerin” yayından alınmasıyla ilgili verileri içeren saydam bir rapor açıklıyor.
YouTube, Temmuz ile Eylül 2019 döneminde 8,8 milyon YouTube videosunu gösterimden kaldırdığını ve bunların yüzde 93’ünün konulan algoritmalarla filtrelemeleri sayesinde otomatik bir şekilde silindiğini açıkladı.
Dünya genelinde sakıncalı içerikleri izlemek için 10 bin elemanı çalıştıran YouTube ayrıca, üç milyondan fazla kanalı, beş yüz milyondan fazla yorumu sildiğini bildirdi.
Instagram ve WhatsApp’ı da kendi içinde barındıran Facebook, geçtiğimiz aylarda BBC’ye yaptığı açıklamada, siber güvenlik ile ilgili otuz beş bin kişilik bir ekibinin olduğunu söyledi.
Facebook, Temmuz ile Eylül 2019 döneminde otuz milyondan fazla içerik ile ilgili işlem yaptıklarını ve bunların 98’inin kullanıcıların şikayetlerinden önce, kendi algoritmaları ile tespit edildiğini belirtti.



Yorum Yazın