Avustralya’da konuma göre maaş uygulaması mercek altında
Avustralya’da şirketlerin bölgesel ofislerde çalışan personele, şehir ofislerindeki aynı işi yapan çalışanlara kıyasla daha düşük ücret ödemesi tartışma yarattı.
Tartışma, “The Aussie Corporate” adlı Instagram sayfasında paylaşılan ve kısa sürede yayılan bir sorunun ardından gündeme geldi. Paylaşımda, “Sydney ofisimiz ve bölgesel bir ofisimiz var ve bölgedeki personelin aynı işi yapmasına rağmen daha az ücret alması süregelen bir sorun. Şirketlerin bölgesel ofislerdeki personele daha az ödeme yapması hakkında insanların düşünceleri neler?” ifadeleri yer aldı.
Paylaşıma gelen yorumlarda bazı kullanıcılar, aynı iş için aynı ücret ödenmesi gerektiğini savunarak yalnızca bölgesel bir yerde yaşadığı için bir çalışana daha düşük ücret verilmesini eleştirdi. Bazı kullanıcılar ise büyük şehirlerde yaşam maliyetinin daha yüksek olduğunu belirterek şehir çalışanlarının daha fazla ücret almasını “adil” bulduğunu ifade etti.
news.com.au’ya konuşan işe alım uzmanı Roxanne Calder, konunun tek bir yanıtı olmadığını söyledi. Calder, teoride iş, çıktı ve sorumluluk aynıysa “eşit katkının eşit karşılık” gerektirdiğini; ancak pratikte işgücü piyasalarının coğrafyaya göre şekillendiğini belirtti.
Calder’a göre ücretler; belirli bir yerde çalışanı çekmek ve elde tutmak için gereken maliyetleri, arz-talep dengesini ve çalışanın alternatiflerini yansıtıyor.
Ücretler konuma mı role mi bağlı?
İşe alım ajansı EST10’un kurucusu olan Calder, Avustralya İstatistik Bürosu verilerinin başkentlerde ortalama ücretlerin bölgesel alanlara göre daha yüksek olduğunu; konut ve yaşam maliyetlerinin de belirgin biçimde daha yüksek seyrettiğini gösterdiğini söyledi. Bu nedenle ücretlerin tarihsel olarak role değil, konuma göre “çapalandığını” dile getirdi.
Calder, işin daha dijital ve esnek hale gelmesiyle “psikolojik sözleşmenin değiştiğini” ve farklı posta kodlarından aynı sonuçları üreten iki kişi arasında ücret farkını savunmanın giderek zorlaştığını kaydetti. Uzman, uzaktan çalışma, daha geniş işe alım havuzları ve ücret şeffaflığı baskısıyla çalışanların ücretleri karşılaştırmasının kolaylaştığını; bu nedenle konuma dayalı ücret yaklaşımının hâlâ yaygın olsa da “beş yıl öncesine göre çok daha fazla açıklama gerektirdiğini” söyledi.
Calder ayrıca ücretlerin “adil” olup olmamasından ziyade piyasa koşullarıyla belirlendiğini vurguladı. Talebin yüksek, arzın sınırlı olduğu becerilerde ücretlerin yükseldiğini ifade eden Calder, doktorları örnek göstererek bölgesel alanlarda doktorların şehirdeki meslektaşlarına kıyasla “bazen iki katına” varan şekilde daha yüksek ücret alabildiğini ve bunun arz-talep dinamikleriyle ilgili olduğunu söyledi.
Calder’a göre şirketlerin konuma dayalı ücret uygulamasını sürdürüp sürdürmeme kararı ekonomi ile arz-talep koşullarına dayanan ticari bir karar olmalı. Calder, çalışanların ücret farklarını gerekçenin tutarlı, şeffaf ve eşit biçimde uygulanması halinde daha kolay kabul edebileceğini; bu ayarların da işgücü piyasaları değiştikçe düzenli olarak gözden geçirilmesi gerektiğini belirtti.

Yorum Yazın