Dâhi sperm bankası yeniden gündemde

14 Nisan 2026, Salı 12:25 4 dk okuma News'te takip et
Yazdır Yorumlar
EK lawn garden services
ABD’de milyoner Robert K. Graham tarafından kurulan “Repository for Germinal Choice”, Nobel ödüllü bilim insanlarından alınan sperm örnekleriyle yüksek zekâya sahip çocuklar dünyaya getirmeyi hedefledi. 1999’a kadar faaliyet gösteren tartışmalı sperm bankası, bu amacına ulaşamasa da donör seçimi ve doğurganlık sektöründeki tüketici tercihleri üzerinde etkili oldu.

Tartışmalı proje 1970’lerde başladı

ABD’de 1970’lerde kurulan ve kamuoyunda “dâhi sperm bankası” olarak bilinen girişim, yeni yayımlanan bir kitapla yeniden tartışma konusu oldu. Resmî adı “Graham’s Repository for Germinal Choice” olan sperm bankası, Nobel ödüllü bilim insanlarının spermlerini “zeki kadınlara” ulaştırarak yüksek zekâya sahip bir nesil oluşturmayı amaçladı.

Girişimin kurucusu Robert K. Graham, servetini çizilmeye dayanıklı gözlük camları alanındaki buluşuyla kazanan Amerikalı bir iş insanıydı. Graham, Amerikan toplumunun gerilediğine inanıyor ve daha “yaratıcı” bireylerin doğmasına katkı sağlamayı hedefliyordu.

Kaynakta aktarılan bilgilere göre, girişim 1999 yılına kadar sürdü. Bu sistemle toplam 217 çocuğun dünyaya geldiği belirtildi.

Nobel hedefi başarısız oldu

Sperm bankasına başlangıçta yalnızca Nobel ödüllü bilim insanlarının bağış yapması hedeflenmişti. Ancak Graham bu amaçla yalnızca üç Nobel ödüllüsünü ikna edebildi. Kısa süre sonra iki Nobel ödüllüsü, kimliklerinin ortaya çıkması ve itibarlarının zarar görmesi endişesiyle bağış yapmaktan vazgeçti.

Geriye kalan Nobel ödüllülerinden biri, transistörün geliştirilmesindeki çalışmalarıyla Nobel Ödülü alan William Shockley oldu. Shockley, daha sonra siyahiler hakkında ırkçı açıklamaları ve düşük IQ’ya sahip kişilerin kısırlaştırılmasını savunması nedeniyle sert eleştirilere maruz kalmıştı.

Kaynakta yer alan bilgilere göre, Shockley 1977’de 70 yaşındayken sperm bağışında bulundu. Ancak bu bağış hiçbir çocuğun doğumuyla sonuçlanmadı. Haberde, sperm bankasından hiçbir Nobel ödüllü bilim insanının çocuğunun doğmadığı aktarıldı.

Kriterler sonradan genişletildi

1985 yılında sperm bankasının kabul kriterleri genişletildi. Nobel ödüllülerinin yanı sıra sporcular, kendi servetini kazanan iş insanları ve “yüksek başarı” sahibi kişiler de donör havuzuna dahil edildi.

Bu değişiklikle birlikte girişim, “yüksek başarı sahibi donörler” üzerinden daha geniş bir kitleye ulaştı. Ancak proje, öjeni tartışmaları ve insan seçimi eleştirileri nedeniyle kamuoyunda tartışmalı konumunu korudu.

Çocukların başarıları farklılaştı

Gazeteci David Plotz, 2005 yılında yayımlanan “The Genius Factory” adlı kitabında sperm bankası aracılığıyla doğan bazı çocukların izini sürdü. Plotz’un aktardığına göre, bu çocukların bazıları akademik ve sanatsal alanlarda dikkat çeken başarılar gösterdi, ancak tamamı “dâhi” ya da yüksek başarı sahibi bireyler olmadı.

Kaynakta verilen örneklerden biri Doron Blake oldu. Blake’in altı yaşında Hamlet okuduğu, 11 yaşında kitap yazdığı ve erken IQ testlerinde 180 puan aldığı aktarıldı. Blake’in daha sonra Harvard’da eğitim gördüğü belirtildi.

Ancak Plotz’un değerlendirmesine göre, çocukların başarı düzeyi tek tip değildi. Bazıları çok başarılı, çoğu iyi öğrenci, bazıları ise ortalama düzeydeydi.

Doğa mı, yetiştirme mi?

Haberde, bu örneklerin doğa ve yetiştirme tartışmasına kesin bir yanıt vermediği belirtildi. Nobel sperm bankasına başvuran annelerin çoğunun çocuklarının eğitimine yoğun şekilde dahil olduğu, bu nedenle başarıların yalnızca genetikle açıklanamayacağı aktarıldı.

Yeni yayımlanan “The Genius Myth” adlı kitabın yazarlarından Helen Lewin ise “dâhi” kavramının toplumların belirli dönemlerde değer verdiği başarı anlatılarıyla şekillendiğini ifade etti.

Doğurganlık sektöründe iz bıraktı

Tartışmalı sperm bankasının hedeflediği sonucu vermemesine rağmen modern doğurganlık sektörü üzerinde etkisi olduğu aktarıldı. Kaynakta, Avustralya dahil birçok ülkede sperm donörlerine eğitim düzeyi, meslek, tıbbi geçmiş ve yaşam tarzı gibi bilgilerin sorulduğu belirtildi.

Haberde, Graham’ın girişiminin istemeden de olsa doğurganlık sektöründe tüketici tercihlerini öne çıkardığı ifade edildi. Öncesinde bazı doktorların kadınları kimliği bilinmeyen donör spermleriyle hamile bıraktığı ve ailelere bunu gizlemelerini önerdiği, Graham’ın sisteminde ise donör bilgilerine daha fazla önem verildiği aktarıldı.

David Plotz, Graham’ın girişiminin “elitist” yapısına rağmen doğurganlık alanında tüketici seçimini güçlendirdiğini belirtti. Ancak Plotz, sperm bankalarının zamanla donör seçimi üzerinden öjeni tartışmalarıyla ilişkilendirilebilecek bir noktaya geldiğini de ifade etti.

Doron Blake’in yıllar sonra yaptığı değerlendirme ise tartışmanın insani yönünü öne çıkardı. Blake, zekânın insanları iyi ya da mutlu yapmadığını, “iyi insanlar” yetiştirmenin yalnızca genetikle açıklanamayacağını söyledi.

0
0
0
0
0
0

Yorum Yazın

BENZER HABERLER