Atık su incelemeleri endişe yarattı
Avustralya’da yapılan yeni bir atık su araştırması, ketamin kullanımının dört buçuk yılda iki kattan fazla arttığını ortaya koydu. Adelaide Üniversitesi’nden bir ekibin 2020-2025 dönemini kapsayan çalışmasında, büyük şehirler ve bölgesel merkezlerde ketamin izleri incelendi.
Araştırmaya göre Aralık 2020’de ketamin kullanımı her 1000 kişi için günlük ortalama 2,7 miligram olarak ölçüldü. Bu oran Nisan 2025’te 5,8 miligrama yükseldi. En yüksek dozların varlıklı bölgelerde ve kent merkezlerinde tespit edildiği belirtildi.
Hafta sonu artışı
Adelaide Üniversitesi Eczacılık ve Biyomedikal Bilimler Okulu’ndan Profesör Cobus Gerber, 2020’de atık sudaki ketamin tespitlerinin büyük ölçüde reçeteli kullanımla uyumlu olduğunu belirtti. Gerber, daha sonra hafta sonları belirgin şekilde yükselen atılım örüntülerinin ortaya çıktığını, bunun da maddenin eğlence amaçlı ya da tıbbi olmayan kullanımında artışa işaret ettiğini söyledi.
Haberde, “kitty flipping” ifadesinin ketamin ile MDMA’nın birlikte kullanılmasını tanımladığı aktarıldı. Bu kullanımın genellikle önce MDMA alınması, ardından ketaminin burundan çekilmesi ya da yutulması yoluyla gerçekleştiği; bazı durumlarda ise karışım haplar veya içeceklerin kullanıldığı belirtildi.
Karışımın riskleri
Ketaminin, hastane koşullarında anestezik olarak kullanılan ve doğru uygulandığında güvenli ve etkili kabul edilen bir ilaç olduğu vurgulandı. Ancak reçetesiz kullanımın risk taşıdığı, özellikle MDMA ile birlikte kullanıldığında bu risklerin arttığı ifade edildi.
Kaynakta yer alan bilgilere göre MDMA vücut sıcaklığını ve kalp atış hızını yükseltirken, ketamin vücudun sıcaklığı düzenleme yeteneğini bozabiliyor. Bu birliktelik çok yüksek ve dengesiz vücut sıcaklığına, serotonin birikimine ve kalp üzerinde ağır yük oluşmasına yol açabiliyor. MDMA’nın sindirimi yavaşlatması nedeniyle etkinin beklenenden geç ya da daha güçlü ortaya çıkabileceği de belirtildi.
Araştırmada, Avustralya’da “kitty flipping” terimine yönelik çevrim içi aramalarda son dönemde artış görüldüğü bildirildi. Uzmanlar, bu maddelerin kaynağının izlenebilmesi için Avustralya’da daha fazla araştırma yapılması çağrısında bulundu.

Yorum Yazın