İran savaşı “mühimmat yarışı”na dönüştü
İran merkezli çatışmalarda kullanılan füze ve insansız hava araçlarının sayısı artarken askeri analistler modern savaşın giderek mühimmat stoklarının dayanıklılığıyla belirlendiğini ifade ediyor.
Uzmanlara göre modern savaşın matematiği oldukça çarpıcı bir tablo ortaya koyuyor. Bir insansız hava aracının üretimi birkaç bin dolara ve birkaç haftaya mal olurken bir seyir füzesinin üretimi milyonlarca dolara ve yıllara yayılan bir sürece ihtiyaç duyuyor.
Büyük ölçekli çatışmalarda ise her iki tarafta da binlerce mühimmatın günlük olarak kullanılabildiği belirtiliyor.
İran’a karşı yürütülen operasyonların giderek “kimin mühimmatı önce tükenecek” sorusuna dönüşen bir rekabet haline geldiği ifade ediliyor.
Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri şu ana kadar İran’ın saldırılarının önemli bölümünü karşılayan ülkeler arasında yer alıyor. Her iki ülkenin de İran tarafından ateşlenen çok sayıda füze ve insansız hava aracını hava savunma sistemleriyle engellediği bildiriliyor.
İsrail’in de İran’ın balistik füze saldırılarını önlemek için hava savunma sistemlerini yoğun şekilde kullandığı ve bu nedenle önleme füzesi stoklarının hızla azaldığı yönünde değerlendirmeler yapılıyor.
Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri Patriot hava savunma sistemi, İsrail ise Iron Dome sistemiyle saldırıları durdurmaya çalışıyor. Ancak bu sistemlerde kullanılan önleme füzelerinin sınırlı sayıda olduğu ve yoğun çatışma koşullarında hızla tüketilebildiği belirtiliyor.
Uzmanlar, hava savunma stoklarının azalması halinde askeri komutanların zor bir tercihle karşı karşıya kalabileceğini ifade ediyor. Bu durumda askeri tesislerin mi yoksa sivil yerleşimlerin mi öncelikli olarak korunacağı sorusunun gündeme gelebileceği değerlendiriliyor.
ABD’li düşünce kuruluşu Centre for Strategic and International Studies (CSIS) bünyesinde çalışan füze analisti Tom Karako, ABD medyasına yaptığı değerlendirmede yoğun önleme faaliyetlerinin sürdürülebilir olmadığını belirtti.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise İran’ın balistik füze üretim kapasitesine dikkat çekti. Rubio’ya göre İran’ın ayda 100’den fazla balistik füze üretme kapasitesi bulunduğu tahmin ediliyor.
Rubio, buna karşılık önleme füzelerinin üretim hızının çok daha düşük olduğunu ifade etti. Bazı sistemlerde aylık üretim miktarının yalnızca birkaç adetle sınırlı kaldığı belirtiliyor.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) yetkililerine göre İran savaşın ilk dört gününde 500’den fazla balistik füze ve 2000’den fazla insansız hava aracı kullandı.
ABD ve İsrail güçleri ise İran’ın füze rampaları, üretim tesisleri ve komuta merkezlerini hedef alan binlerce saldırı gerçekleştirdi. Bu saldırıların amacı, füzelerin fırlatılmadan önce imha edilmesi olarak ifade ediliyor.
İran’ın savaşın başlangıcında yaklaşık 2000 orta menzilli balistik füze stokuna sahip olduğu tahmin ediliyor. Bu füzelerin İsrail’e kadar ulaşabilecek menzile sahip olduğu belirtiliyor.
Ayrıca yaklaşık 7000 kısa menzilli balistik füzenin Körfez ülkelerine yönelik kullanılabilecek kapasitede olduğu ifade ediliyor. Ancak bu füzelerin tamamının aynı anda kullanılmasına olanak sağlayacak sayıda fırlatma platformunun bulunmadığı değerlendiriliyor.
Uzmanlara göre insansız hava araçları ise savaşın en değişken unsurlarından biri olarak öne çıkıyor. Daha büyük ve uzun menzilli drone’ların İsrail’e ulaşabildiği, daha küçük ve hızlı drone’ların ise Körfez ülkeleri ile Irak ve Suudi Arabistan’daki hedeflere yöneltilebildiği belirtiliyor.
ABD’de bazı raporlar ise mühimmat stoklarının küresel ölçekte baskı altında olduğuna işaret ediyor. Daha önce Ukrayna savaşına gönderilen hava savunma füzeleri nedeniyle ABD stoklarının zorlandığı yönünde değerlendirmeler yapılmıştı.
CSIS verilerine göre ABD yılda yaklaşık 270 Patriot önleme füzesi üretebiliyor. Daha gelişmiş THAAD sistemlerinde ise üretim sayısının daha düşük olduğu belirtiliyor.
ABD düşünce kuruluşu American Enterprise Institute analistlerinden Mackenzie Eaglen ise modern savaşlarda mühimmat üretiminin kritik bir faktör haline geldiğini ifade ediyor.
Uzmanlara göre büyük güçler arasındaki olası çatışmalarda mühimmat üretim kapasitesi savaşın sonucunu belirleyebilecek en önemli unsurlardan biri olarak görülüyor.



Yorum Yazın